İngilizce Type 1: True in the Present or Future


Type 1: True In the Present or Future / Şimdi Ya Da Gelecek Zaman İçin Gerçek Durumlarda Type 1

Bu konuda; içinde bulunulan anda ya da gelecekte, belli bir koşul yerine geldiğinde gerçekleşebilecek olay ya da durumları ifade etmek için kullanılan “type 1 – if clause” ele alınacaktır. Bu yapı ile birlikte kullanılabilecek temel zamanlar, “if”li cümlede Simple Present (go / goes), temel cümlede ise Simple Future (will) olarak belirtebiliriz.

If it doesn’t get windy tomorrow, we will go on a picnic. / Yarın hava rüzgârlı olmazsa pikniğe gideriz.
I will help you paint the fences in your backyard after work, if I have time. / İşten sonra eğer zamanım olursa sana arka bahçedeki çitleri boyamada yardım ederim.
Jack will come to the theatre with us if he leaves work early enough. / Jack eğer işten erken çıkarsa bizimle beraber tiyatroya gelecek.
If Rebecca passes the university exam, her life will change a lot. / Eğer Rebecca üniversite sınavını kazanırsa hayatı çok değişecek.

Eğer “if”in bağlı bulunduğu cümledeki eylem gelecek zamana ait olduğunda da, Future Tense yerine Simple PresentTense kullanılır. Burada temel cümlede Future Tense kullanarak cümleye gelecek zaman anlamını verebiliriz.

Perhaps it won’t be my day off tomorrow. Then you will go shopping alone. / Belki yarın benim tatil olmaz. O zaman alışverişe yalnız gidersin.
If it isn’t my day off tomorrow, you will go shopping alone. / Eğer benim yarın tatil olmazsa sen alışverişe yalnız gidersin.

Perhaps I will get my salary next week. Then I’ll pay back what I owe you. / Belki önümüzdeki hafta maaşımı alırım. O zaman sana borcumu öderim.
If I get my salary next week, I will pay back what I owe you. / Eğer önümüzdeki maaşımı alırsam sana olan borcumu öderim.

Perhaps Ali will come tomorrow. Then we will practice together.  / Belki yarın Ali de gelir. O zaman birlikte çalışırız.
If Ali comes tomorrow, we will practice together. / Eğer yarın Ali de gelirse birlikte çalışırız.

Perhaps your teacher will set up another group. Then you will be able to join it. / Belki öğretmenin başka bir grup oluşturur. O zaman o gruba katılabilirsin.
If your teacher sets up another group, you will be able to join it. / Eğer hocan başka bir grup oluşturursa o gruba katılabilirsin.

Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri

Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı.