“Wish” ya da “if only” yapıları dilek ya da pişmanlık ifade eder. Gerçek olmayan durumlar için kullanılır, sonuçta dilediğimiz şeyleri gerçek olmadıkları için dileriz, pişmanlıklarımızda da artık olan olmuştur ve bizim pişman olmamız gerçeği değiştiren bir durum değildir. “If only” ve “wish” aynı anlamı taşısa da, “if only” cümleye daha fazla vurgu katar.
I wish I could fly. = If only I could fly.
I wish we didn’t need money. = If only we didn’t need money.
İçinde bulunduğumuz zamandaki durum ve eylemlerin farklı olmasını istediğimizi ifade etmek için kullanılır.
We wish we could go to the theatre, but it is closed at this hour.
(Keşke tiyatroya gidebilseydik, ama bu saatte kapalıdır.)
The students wish they owned new computers.
(Öğrenciler yeni bilgisayarları olmasını diliyorlar)
Adriana wishes she was singing the song herself rather than listening to it from Britney Spears.
(Adriana şarkıyı Britney’den dinlemektense kendisinin söylemesini dilerdi.)
Tom wishes he didn’t have to study for exam right now.
Sally wishes she weren’t sick.
I wish I were at Disneyland now.
Most of the workers wish they were on a vacation.
(İşçilerin çoğu şu an tatilde olmayı diliyor)
I wish you can pass the exam. FALSE
I wish you could pass the exam. TRUE
I wish you will pass the exam FALSE
I wish you would pass the exam. TRUE
(Keşke sınavı geç(ebil)sen.)
Geçmişteki durum ve eylemlerle ilgili pişmanlık, yakınma ifade eder.
Julie wishes she hadn’t been wearing high heels.
I wish someone had told me that drinking so much coffee would cause a stomachache.(Keşke biri bana bu kadar kahve içmenin karın ağrısı yapacağını söyleseydi)
I wish I hadn’t had to take that business trip to Moscow. I was really freezing there.(Keşke Moskova’ya iş gezisine gitmeseydim. Orada gerçekten çok üşüdüm.)
Michael wishes he hadn’t helped his brother escape the prison; so, he wouldn’t have been feeling guilty.(Michael abisinin hapishaneden kaçmasına yardım etmememiş olmayı diliyor; böylece kendini suçlu hissetmezdi)
Gelecekte olması beklenen bir eylem ya da durumla ilgili hoşnutsuzluk, yakınma ifade eder.
People are always smoking inside the bus stops.
I wish people would stop smoking inside the bus stops.
My parents will go out tonight, so I have to look after my little brother.
(Ailem akşam dışarı çıkacak bu yüzden kardeşlerime bakmak zorundayım.)
I wish I didn’t have to look after my little brothers tonight. (Keşke bu akşam kardeşlerime bakmak zorunda olmasam.)
I wish I would earn a lot of money. FALSE
I wish I could earn a lot of money. TRUE
I wish I earned a lot of money. TRUE