PRESENT CONTINUOUS TENSE (ŞİMDİKİ ZAMAN)


Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman)’ın hem kullanımını hem de cümle yapısını anlamak çok kolaydır. Hepinizin şöyle böyle bildiği gibi Present Continuous Tense’i genel olarak o an yaptığımız eylemleri anlatmak için kullanırız, ancak bu konu anlatımında başka durumlardaki kullanımını, cümle yapısını ve Present Continuous Tense’i kullanmamanız gereken verbleri anlatacağım. Hazırsanız başlayalım.

Cümle Yapısı:
Present Continuous Tense’in cümle yapısı son derece basittir:
Subject +am/is/are + Verb-ing+ Object şeklindedir.

Normalde ‘come, go, write’ gibi temel fillerimizin bulunmadığı cümleleri kurarken kullandığımız am/is/are şeklinde gördüğünüz ‘be’, Present Continuous Tense ile yardımcı fiil olarak kullanılır. Yukarıda gördüğünüz am/is/are’ın açıklaması bu şekildedir. Şimdi gelin, aşağıdaki tablolardan cümle yapısını, örnek cümlelerle pekiştirerek kafamıza iyice oturtalım:

1.) Present Continuous Tense’i o anda yapmak olduğumuz eylemi ya da içinde bulunduğumuz durumu anlatmak için;

  • I am still listening Taylor Swift’s new album.

 (Taylor Swift’in yeni albümünü dinliyorum.)

  • She is in her room now. She is changing her clothes.

 (O kıyafetlerini değiştiriyor.)

  • They are walking down the 5th Avenue right now.

(5. caddede yürüyorlar.)

  • We are organizing a birthday party for Leslie!

 (Leslie için bir doğum günü partisi düzenliyoruz.)

  • I am talking to my friend.

 (Arkadaşımla konuşuyorum.)

  • I am not feeling so well right now.

(Şu an kendimi pek iyi hissetmiyorum.)

  • I am driving in my dad’s car.

 (Babamın arabasını sürüyorum.)

  • They are not coming to the concert.

 (Konsere gelmiyorlar.)

  • You are not listening to me right now!

 (Beni dinlemiyorsun!)

  • They are washing my car now.

 (Şimdi benim arabamı yıkıyorlar.)

2.) O anda yapmadığımız ama son zamanlarda yapmakta olduğumuz eylemleri, işleri de bu tense ile ifade ederiz. These days, this semester, nowadays, this months, this year, this summer gibi şu sıralar anlamanı veren zaman zarfları ile destekleriz. Burada ‘’now’’ kullanılması kafanızı karıştırmasın İngilizcede now demek ‘bu aylarda, şu sıralarda, şu günlerde’ anlamına da gelebilir.

  • I am taking chemistry class this semester.

 (Bu dönem kimya dersi alıyorum.)

  • We are working on this math project nowadays.

 (Bugünlerde matematik projesi üstünde çalışıyoruz.)

  • He is writing a book on American history.

 (Amerika tarihi ile ilgili bir kitap yazıyor.)

  • She is staying at her sister’s house for a week.

(Bir haftalığına kız kardeşinin evinde kalıyor.)

  • Aren’t you teaching Turkish  Literature at a  highschool this year?

 (Bu sene bir lisede Türk Edebiyatı dersi vermiyor musun?)

  • They are playing computer games these days.

 (Bugünlerde bilgisayar oyunları oynuyorlar.)

  • am not studying to become a dentist.

 (Dişçi olmak için çalışmıyorum.)

3.) Yakın gelecekte olacak ya da olmayacak durumları belirtmek için de Present Continuous tense kullanılabilir. Ancak bu kafanızı karıştırmasın, aşağıdaki zaman çizelgesinde future tense ile nerede ayrıldıklarını görebilirsiniz. Bu tür cümlelerin yapısı şimdiki zaman olsa da anlamı gelecek zamandır. Aynı kalıbı Türkçede de kullanırız, örneğin:

İki gün sonra evleniyorum. (İki gün sonra evleneceğim)

  • I am getting married tomorrow!

(Yarın evleniyorum!)

  • She is leaving Tokyo in a week.

(Bir hafta son Tokyo’dan gidiyor.)

  • We are meeting Ann next Tuesday.

(Gelecek Salı Ann ile görüşüyoruz.)

  • Isn’t he visiting his granparents next week?

(O dedesini ve ninesini hafta ziyaret etmiyor mu?)

  • Aren’t they coming with us tonight?

(Onlar bu akşam bizimle gelmiyor mu?)

  • I am not going to school tomorrow morning.

(Yarın sabah okula gitmiyorum.)

4.) Present Continuous Tense’i  always, constantly, repeatedly,  perpetually gibi zaman zarfları ile sürekli kendini tekrar eden bir olay hakkında hoşnutsuzluğumuzu ya da rahatsızlığımızı belirtmek için kullanırız.

  • She is always coming late to classes.

 (Her zaman derslere geç geliyor.)

  • He is constantly talking about politics. I hate it.

 (Sürekli siyaset hakkında konuşuyor. Bundan nefret ediyorum.)

  • I don’t like them because they are always complaining.

 (Onlardan hoşlanmıyorum çünkü sürekli şikayet ediyorlar.)

  • We are always chatting instead of studying.

 (Her zaman ders çalışmak yerine sohbet ediyoruz.)

  • She is pointing out my flaws repeatedly, even though I told her to stop.

 (Durmasını söylememe rağmen, sürekli kusurlarımı belirtiyor.)

5.) Sürekli değişen, gelişen ya da geriye giden durumları belirtmek için Present Continuous Tense’i kullanırız.

  • The weather is getting colder and colder.

 (Hava gitgide soğuyor.)

  • She is getting happier each day.

 (Her gün daha mutlu oluyor.)

  • Everything is getting more and more expensive.

 (Her şey gitgide pahalılaşıyor.)

  • My health is getting worse.

 (Sağlığım kötüleşiyor.)

STATIVE WORDS

Present Continuous Tense’in kullanımlarını öğrendiğimize göre, şimdi hangi yüklemlerle kullanmayacağımıza bakacağız. Durgun ya da durum bildiren filler olarak adlandırdığımız Stative Verbs ile Present Continuous Tense asla kullanılmaz.

Yukarıdaki tabloda gördüğünüz bazı kelimelerin üstüne yıldız koymuş olduğumu görüyorsunuz. Bunun sebebi bu kelimelerin iki farklı anlamda kullanılabiliyor olmamızdır. Aktif bir fiil olarak kullanırken Present Continuous Tense’i kullanabiliriz.

Örnekler:

BE:

Stative- Durum bildiriyor, olmak anlamına geliyor

  • He is so rude

  (O çok kaba)

Dynamic- Davranmak

  • He is being so rude!

(O çok kaba davranıyor)

LOOK:

Stative-gibi görünmek

  • Your dress looks so beautiful!

(Elbisen çok güzel görünüyor!)

Dynamic- bakmak

  • Do you think he is looking at me or that girl?

 (Sence bana mı bakıyor diğer kıza mı?)

TASTE:

Stative- tadı olmak

  • You are an amazing chef  Karen. This soup tastes amazing.

(Sen harika bir aşçısın Karen. Bu çorbanın tadı harika!)

Dynamic- tatmak/tadına bakma

  • I am tasting a new recipe that I made!

(Yaptığım yeni bir tarifin tadına bakıyorum.)

FEEL:

Stative-  bir nesnenin hissettirdiği şeyi tanımlarken, bir şeyi sezmek

  • These shoes are not in my size. They feel so uncomfortable.

(Bu ayakkabılar benim numaram değil. Çok rahatsızlar.)

Dynamic- hissetmek

  • I’m feeling sick.

(Hasta hissediyorum.)

SMELL:

Stative- bir şeyin kokusunu tanımlarken

  • Is you perfume Burberry weekend? It smells just like it!

(Parfümün Burberry weekend mi? Kokusu aynı ona benziyor!)

Dynamic- koklamak

  • She is smelling all the parfumes to find the perfect one.

(Mükemmel parfümü bulmak için hepsini kokluyor.)

Present Continuous Tense bu kadardı. Umarım bu konu anlatımı size yardımcı olmuştur. Başka konularda görüşmek üzere!




Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri

Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı.