Simple Past Tense Geçmiş Zaman Konu Anlatımı


 

 

FORM OF PAST SIMPLE (YAPISI)

 

Simple Past Tense, geçmiş zaman kipidir. Geçmişte gerçekleşmiş olan eylemler için kullanılır.

Simple Past Tense’in yapısı tüm öznelerle aynıdır:

 

Olumlu Cümle Yapısı                                   Olumsuz Cümle Yapısı                                       Soru Cümlesi

I asked                                                             I didn’t ask                                                         Did I ask? 

He asked                                                         He didn’t ask                                                     Did he ask?

She asked                                                        She didn’t ask                                                   Did she ask?

It asked                                                            It didn’t ask                                                      Did it ask?

You asked                                                        You didn’t ask                                                  Did you ask?

We asked                                                         We didn’t ask                                                   Did we ask?

They asked                                                      They didn’t ask                                                Did they ask?

 

OLUMLU YAPI

 

 

Subject + V2

 

Olumlu cümlelerde yardımcı fiil kullanılmaz.  Fiiller ikinci halde (V2)  kullanılır. İkinci halde düzenli fiiller -d/-ed takısı alır.

 

I worked hard last year.

(Geçen yıl sıkı çalıştım)

 

John asked me a few questions last night.

(John dün gece bana birkaç soru sordu)

 

It rained a lot in 2001.

(2001’de çok yağmur yağdı)

 

The children cleaned the car yesterday.

(Çocuklar dün arabayı temizledi)

 

She travelled a lot last year.

(O geçen yıl çok seyahat etti.)

 

We studied lesson in the library.

(Kütüphanede ders çalıştık)

 

John lived in England for ten years, and then he moved to France.

(John on yıl İngiltere’de yaşadı ve sonra Fransa’ya taşındı)

 

The rain stopped an hour ago.

(Yağmur bir saat önce durdu)

 

Tony changed his place.

(Tony yerini değiştirdi)

 

I liked the film.

(Filmi sevdim)

 

Düzensiz fiiller –ed alma kuralına uymazlar. Düzensiz fiiller tablosundan past şekilleri (yani V2 – ikinci şekilleri) öğrenilmelidir. Örnekler:

go – went

see – saw

read – read

buy – bought

run – ran

do – did

have – had

cut – cut

break – broke

take – took

write – wrote

 

Düzensiz fiillerin detaylı listesine, örnek cümlelere ve kurallara ulaşmak istiyorsanız buraya tıklayınız.

 

We went to China for a holiday last summer.

(Geçen yaz tatile Çin’e gittik)

 

They saw an alligator in the street yesterday.

(Onlar dün caddede bir timsah gördü)

 

Mr Brown had a bigger car in the past.

(Bay Brown eskiden daha büyük arabaya sahipti)

 

I bought a new computer last week.

(Geçen hafta yeni bir bilgisayar aldım)

 

John broke the window and ran away.

(John pencereyi kırdı ve kaçtı)

 

He wrote a lot of books before he died.

(Ölmeden önce bir çok kitap yazdı)

 

I read an interesting book last night.

(Dün gece ilginç bir kitap okudum)

 

We did a lot of shopping at the shopping mall. We spent a lot of money.

(Alışveriş merkezinde çok alışveriş yaptık. Çok para harcadık)

 

She cut her finger and went to hospital.

(O parmağını kesti ve hastaneye gitti.)

 

OLUMSUZ YAPI

 

 

Subject + didn’t + V1

 

Olumsuz cümlelerde did yardımcı fiili kullanılır. Did not, didn’t olarak kısaltılabilir. Fiillerin birinci halleri kullanılır.

 

I didn’t do anything yesterday.

(Dün hiçbir şey  yapmadım)

 

The children didn’t play in the garden.

(Çocuklar bahçede oynamadılar)

 

She didn’t like the movie.

(O filmi sevmedi)

 

We didn’t go out last night.

(Dün gece dışarı çıkmadık)

 

I didn’t have a lot of toys when I was a child.

(Çocukken çok oyuncağa sahip değildim)

 

SORU YAPISI 

 

  did + subject + V1

 

A: Did you go to school yesterday? B: Yes, I did. / No, I didn’t.

(Dün okula gittin mi?)

 

A: Did they visit you on your birthday? B: Yes, they did. / No, they didn’t.

(Doğum gününde seni ziyaret ettiler mi?)

 

A: Where did you go last summer? B: We went to Bodrum.

(Geçen yaz nereye gittiniz? Bodrum’a gittik)

 

A: Who did you see yesterday? B. We saw John.

(Dün kimi gördünüz? John’u gördük)

 

A: How much did you spend on holiday? B: We didn’t spend much. We spent only ten thousand liras.

(Tatilde ne kadar harcadınız?  Çok harcamadık. Sadece on bin lira harcadık)

 

A: Who invented the telescope? B: Galileo did.

(Teleskopu kim icat etti?)

 

A: Who broke the window? B: Orhan did.

(Pencereyi kim kırdı?)

 

 

USE OF PAST SIMPLE (KULLANIMI):

 

  1. Geçmişteki eylem ve durumlar için kullanılır.

 

 

I played football yesterday.

(Dün futbol oynadım)

 

John started university ten years ago.

(John üniversiteye on yıl önce başladı)

 

I saw Helen last week, but she didn’t see me.

(Geçen hafta Helen’ı gördüm fakat o beni görmedi)

 

When did you go to Australia?

(Avustralya’ya ne zaman gittin?)

 

I went there last year.

(Oraya geçen yaz gittim)

 

I said goodbye to my parents and left home.

(Anne babama hoşça kal dedim ve evden ayrıldım)

 

Yesterday was my birthday. My father bought me a bike and my mother made some cake for me.

(Dün benim doğum günümdü. Babam bana bisiklet aldı ve annem bana biraz kek yaptı)

 

They lived in France from 1987 to 1996.

(1987’den 1996’a kadar Fransa’da yaşadı)

 

I passed all my exams last year.

(Geçen yıl tüm sınavlarımı geçtim)

 

My mother cooked dinner and washed the dishes.

(Annem akşam yemeğini pişirdi ve bulaşıkları yıkadı)

 

I was very tired last night, so I went to bed early.

(Dün gece çok yorgundum, bu yüzden erken yattım)

 

I left early because I didn’t like the party.

(Erken ayrıldım çünkü partiyi sevmedim)

 

A: Where were you born? B: I was born in England, but I grew up in Turkey.

(Nerede doğdun? İngiltere’de doğdum, ama Türkiye’de yetiştim)

 

Did you drink tea yesterday? No, we didn’t. We ate cake and drank coffee.

(Dün çay içtiniz mi? Hayır çay içmedik. Kek yedik ve kahve içtik)

 

When I saw Tim, I said hello to him.

(Tim’i gördüğümde, ona merhaba dedim)

 

We had a great time at the beach yesterday.

(Dün kumsalda iyi vakit geçirdik)

 

First, I bought some eggs. Then I made an omelette.

(Önce birkaç yumurta aldım. Sonra omlet yaptım)

 

How much did you spend last summer? We spent a lot of money.

(Geçen yaz ne kadar harcadınız? Çok para harcadık)

 

Did you stay at a hotel? No, we didn’t. We rented a house.

(Otelde mi kaldınız? Hayır. Ev kiraladık)

 

When did you graduate from university? I graduated from university in 1994.

(Üniversiteden ne zaman mezun oldun? 1994’te mezun oldum)

 

Our flat was very small, so we decided to move to a bigger one.

(Dairemiz çok küçüktü, bu yüzden daha büyüğüne taşınmaya karar verdik)

 

I took a language course two years ago.

(İki yıl önce dil kursu aldım)

 

  1. Geçmişteki alışkanlıklar:

 

I was a naughty girl. I broke the neighbours’ windows.

(Ben yaramaz bir kızdım. Komşuların pencerelerini kır(ar)dım)

 

We often went swimming last summer.

(Geçen yaz sık sık yüzmeye gittik)

 

I was a successful student. I passed all my exams.

(Başarılı bir öğrenciydim. Tüm sınavlarımı geçtim)

 

 

PAST SIMPLE TIME WORDS (ZAMAN KELİMELERİ):

 

Past simple ile geçmiş zaman belirten şu kelimeler sık sık kullanılır:

 

yesterday: dün

yesterday evening: dün akşam

last night: geçen gece

last week: geçen hafta

last year: geçen yıl

last month: geçen ay

last Sunday: geçen pazar

last January: geçen Ocak ayı

a month ago: bir ay önce

two years ago: iki sene önce

five days ago: beş gün önce

in 1965, in 1971 etc.: 1965’te, 1971’de vb.

in the past: geçmişte

 

I started this school two years ago.

(İki yıl önce bu okula başladım)

 

What did you do yesterday?

(Dün ne yaptınız?)

 

We won all the matches in 2009.

(2009’da tüm maçları kazandık)

 

Why didn’t you call me last week? Because I was busy.

(Geçen hafta beni niye aramadın? Çünkü meşguldum)

 

It didn’t snow last month.

(Geçen ay kar yağmadı)

 

PAST SIMPLE OF BE (WAS/WERE)

 

 

Be fiilinin past simple (geçmiş zaman) şekli was, were olarak kullanılır.

I, he, she, it ile was; you, we, they ile  were kullanılır.

 

John was a famous cowboy.

(John ünlü bir kovboydu.)

 

I was at home yesterday.

(Dün evdeydim)

 

We were at the match last Sunday.

(Geçen Pazar maçtaydık)

 

He was very busy yesterday.

(O dün çok meşguldu)

 

Sue and her mother were in the garden.

(Sue ve annesi bahçede idi)

 

We weren’t at the party last night.

(Biz dün gece partide değildik)

 

I wasn’t a hardworking student at school.

(Okulda çalışkan öğrenci değildim)

 

Sue wasn’t angry with me.

(Sue bana kızgın değildi)

 

A: Were you at school yesterday? B: Yes, I was. /  No, I wasn’t.

(Dün okulda mıydın?)

 

A: Was your father angry? B: Yes, he was. /  No, he wasn’t.

(Baban kızgın mıydı?)

 

A: Were the children happier in the past? B: Yes, they were. / No, they weren’t.

(Çocuklar geçmişte daha mutlu muydular?)

 

ÖRNEK DİYALOG 

 

 

A:Where were you yesterday evening?

(Dün akşam neredeydin?)

 

B:I was at home. Where were you?

(Evdeydim. Sen neredeydin?)

 

A: I was at the concert.

(Konserdeydim)

 

B:How was the concert?

(Konser nasıldı?)

 

A: It was awful. There were a lot of people and we couldn’t see anything.

(Berbattı. Çok fazla insan vardı ve hiçbir şey göremedik)

 

 

ALIŞTIRMA 

 

Aşağıdaki fiileri simple past tense ile yazınız.

 

1- play – ______

 

2- come – ______ 

 

3- make – _______

 

4- study – _______

 

5- bring – ______

 

6- go – ______

 

7- put – _____ 

 

8-swim – _____

 

9-sell – _____

 

10- show – ____

 

CEVAPLAR:

1-played / 2-came / 3-made / 4-studied / 5-brought / 6-went / 7-put / 8-swam / 9- sold / 10-showed

 

 

 

 

 

Simple Past Tense testleri için buraya tıklayın

Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri

Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı.