İNGİLİZCE ÖĞRENİRKEN KULAKLARIMIZI ÇOKÇA KULLANALIM!

Vaktiyle bir dersanede öğrencileri YDS İngilizce sınavına (şimdi LYS-5 deniyor) hazırlarken, dersanedeki kütüphaneden İngilizce hikâye kasetleri alıp-dinlemelerini tavsiye etmeye başladım. Bu arada, kütüphanemizde zengin bir kitap-kaset arşivi oluşturmak için büyük bir çaba sarf ediyorduk.O dönemde İngilizce kurslarında kütüphane olması nadirattandı. Derken, bizim İngilizce kaset dinlemeyi önermemiz, öğrencilere önce garip geldi. Çünkü girecekleri sınav, şimdi de olduğu gibi, sadece okuduğunu anlama becerisini ölçen bir sınavdı. Peki sadece okuduğunu anlama becerisini ölçen bir sınav için neden kaset dinlemelerini istiyorduk? Ben, bu soruyu duyunca, karşılık olarak “neden olmasın?” sorusunu soruyor ve sebeplerini açıklıyordum. Birincisi, öğrencilerin dersaneye veya okula gidip-gelirken, yemek yerken veya odalarını toplarken vs. ders çalışma imkânları yoktu. Meselâ bir toplu taşıma aracında her zaman oturacak yer bulmak mümkün olmaz veya oturacak yer bulsanız bile, kitap okumak veya soru çözmek mümkün bulunmaz. Peki bu durumda İngilizce kasetler dinlemenin ne zararı olurdu? İkincisi işiterek aldığınız İngilizce bilgisi de, okumakla edindiğiniz bilgiyle aynı havuza gider ve “su” seviyesini yükseltir. Dinlediğiniz İngilizce, sizin okuma (konuşma, yazma vs.) becerinize de hatırı sayılır bir katkıda bulunur.

Zaman geçtikçe, kaset dinleme tavsiyeme uyan öğrenciler kazanımlarını fark ettiler. Negatif mükemmelci olmak, yani “İngilizce hikâyeler, radyo vs dinlemek bütün beklentilerimizi karşılamaz ki!” şeklindeki düşüncenin yerine, “bir otobüste ayaktayken hiç değilse İngilizce hikâyeler dinliyorum” tarzındaki düşünceyi yerleştirmeyi başarmıştık. Yani biz öğrencilerin kitap okumak veya soru çözmek için kullanabilecekleri zamanda kaset dinlemelerini istememiş, tam tersine bunları yapamadıkları zamanlarda kaset dinlemelerini önerdik! Derken öğrencilerimiz bunun çok yararını gördüler, üniversiteyi kazandılar. Hatta üniversiteyi kazandıkları zaman telaffuz ve konuşma gibi konularda kendilerinin çok avantajlı olduklarını fark edip, bize bunu bildirdiler. Yıllar önce YDS için önce tavsiye etmeye başladığım bu yöntemi hâlâ tavsiye etmekteyim. Elbette sadece YDS İngilizce öğrencilerine değil, başka amaçlarla İngilizce öğrenen herkese İngilizce sesli dokümanlar dinlemeyi tavsiye ediyorum. Fakat bugün öğrencilerim, kasetler değil, telefonlarına veya diğer cihazlara kaydettikleri MP3 formatında sesli hikâyeler vs. dinlemekteler.

İngilizce sesli dokumanlar dinlemek, sadece okuduğunu anlama becerisini ölçen bir sınava bile büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Bu durumda, aynı etkinliğin, İngilizce konuşma, dinlediğini anlama, dili yavaş ve sağlıklı bir şekilde edinme konusunda ne denli katkıda bulunacağını kolayca tahmin edebiliriz!

Savaş ŞENEL

İngilizce Öğretmeni

Eğitim Danışmanı

İletişim ve Yazarlık Koçu

Savassenel@gmail.com

Savassenel.com