Akıcı Konuşmanın Anahtarı Olarak İyi Telaffuz


Akıcı Konuşmanın Anahtarı Olarak İyi Telaffuz

 

received_10206775246953753

 

İngilizce konuşurken akıcı olamamak önemli bir sorundur. Bunun bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilir, fakat asıl problem daha önce farkına varmadığımız diller arasındaki telaffuz farklılıklarıdır.

Bir dilde olan ses diğer dilde olmayabilir ve bazı sesler bir dilde çok daha sert bir şekilde çıkarılırken öğrenmek istediğimiz dilde bu ses yumuşak bir tonla çıkarılıyor olabilir. Sonuç olarak, ana dilini doğal bir şekilde sürekli konuşanlar kendi dillerinin seslerini kolaylıkla çıkarılabilecek artikülasyon yeteneklerini kazanırlar.

Bu aynı egzersiz olarak sadece şınav çeken bir kişinin bir zaman sonra rahatlıkla şınav çekmesine, aynı şekilde sadece çömelme hareketini yapan bir kişinin bir zaman sonra rahatlıkla çömelip kalkabilmesine benzemektedir. Fakat sadece şınav çeken bir kişiye çömelme hareketini yapması istendiğinde her ne kadar sportif ve atletik biri olsa da zorlanacaktır. Aynı durum sadece çömelme hareketini yapan kişinin şınav çekmekte zorlanmasında da benzeri şekilde yaşanacaktır. Şınav ve çömelmeyi iki farklı dil olarak düşünürsek, eğer yeni bir dil öğreniyorsak o dile özgü seslerin çalışmalarını yapmalıyız.

Peki, bu sesleri nasıl öğrenebiliriz? En önemlisi bu sesleri nasıl doğal bir şekilde çıkarabiliriz? Altından kalkılamayacak gibi gözüken bu sorun şu üç noktaya dikkat ettiğinizde kolaylıkla edinilebilecek bir hüner haline dönüşecektir.

1. Ritim, Vurgulama ve Tonlama
2. Sesleri Birleştirme
3. Müzik ve Taklit

1. Ritim, Vurgulama ve Tonlama: Ritim, vurgulama ve tonlama ana dilini konuşanlara rehberlik eden müziktir. Buradaki ana düşünce dilin tutarlı seslerden oluşan bir müzik olduğudur. Dolayısıyla müzikte olan her unsur dilde de mevcuttur. Eğer siz de dildeki ritme ve vurgulamaya yönelik bir farkındalık geliştirirseniz ve bunu tonlama ile birleştirebilirsiniz birden var olan bilginizle akıcı konuşmaya başladığınızı görürsünüz. Aslında, bu sayede ana dilini konuşanların doğal olarak yaptığı ve sizde eksik olan bir parçayı tamamlamış olursunuz.

2. Sesleri Birleştirme (Kısaltma ve Bağlama): Akıcı İngilizcede sadece ritim, vurgulama ve tonlama telaffuzunuzu mükemmelleştirmeyecektir. Çünkü ana dili İngilizce olanların yaptığı bir şey vardır ki aslında onları anlamamamıza ve hızlı konuştuklarını düşünmemize sebep olur: sesleri birleştirme. Birleştirmeye kısaltma şeklinde birkaç örnek sayabiliriz; Wanna (want to), Gonna (going to), Gotta/“Godda” (Got to), Lemme (Let me).

Ana dili İngilizce olanlar aynı zamanda kelimeleri de birbirine bağlayabilir ve tek bir kelime gibi söyleyebilirler. Örneğin “a lot of,” “eledah”; “Did you see her?” “Dyu-sii-ör?” gibi. Bu gibi birleştirmelere dikkat etmeye başlarsanız her yerde ve konuşmada yapıldıklarını göreceksiniz.

Sonuç olarak Ana dili İngilizce olan konuşurken kelimeleri keserler, birbirilerine bağlarlar ve sesleri ritme bağlı olarak kısaltırlar. Sonunda okullarda öğretilenlerden çok daha farklı bir konuşma ortaya çıkar. Buna sesleri birleştirme diyoruz.

3. Müzik ve Taklit: Daha öncede belirttiğimiz gibi akıcı konuşmadaki en önemli engellerden birisi öğrendiğimiz dildeki seslerin bizim dilimizde olmaması ve o sesleri çıkarmaya yönelik bir eğitimimizin olmamasıdır. Bu hünerin edinilmesi de hiç kolay değildir. Eminiz birçok defa İngilizcede bazı kelimeleri, sesleri ve ifadeleri çıkarmaya çalışmış fakat sonuç sizi hiç memnun etmemiştir.

Fakat son zamanlarda yenilikçi İngilizce eğitiminde uygulanan ve son derece başarılı sonuçlar alınan bir uygulama vardır ki aslında buna İngilizce ile müziği birleştirmek de diyebiliriz. Rap müzik konuşmaya dayalı bir müzik türüdür ve ritme dayalı olarak yapılır ve söylenir. Eğer size uygun basitten zora giden rap şarkılarını bulur ve bunları söylemeye, rapper’ın söyleyiş tarzını taklit etmeye çalışırsanız buraya kadar söylediklerimizin hepsini uygulamış olursunuz.

Bu pratik sadece konuşmanın ritmini size göstermekle kalmayacak aynı zamanda seslerin nasıl birleştirildiğini otomatikman öğretecektir. Daha kolay yavaş şarkılardan daha zor ve hızlı olanlara yöneldikçe telaffuzunuzun ana dili İngilizce olanlara benzemeye başladığını keyifle fark edeceksiniz. Şimdiden başarılar!