İngilizce C1 Seviyesinde Kabul Etme


Aşağıda katılma, aynı fikirde olma, kabul etme durumları için kullanılabilecek Advanced yani İleri Seviye, C1 Seviyesi düzeyinde İngilizce cümlelere ve Türkçe çevirilerine yer verilmiştir.

She managed to persuade me against my better judgement to help her.
Ona yardım etmenin yanlış olduğunu bile bile beni ikna etmeyi başardı.

Come to think of it, that was very kind of you to help her.
Düşündüm de / aklıma gelmişken ona yardım etmen çok nazikti.

Am I right? – Yes, you’re damn right.
Haksız mıyım? – Hayır, yerden göğe kadar haklısın.

You cook the dinner tonight, and I’ll wash the dishes. – Fair enough.
Bu akşam yemeği sen yap ben de bulaşıkları yıkarım. – Öyle olsun.

It’s a pity if they have to close the store, but I can see the logic of it.
Dükkanı kapatmak zorunda kalırlarsa yazık olur ama onları suçlamam / ama boşuna kapatmış olmazlar.

I can see no holes in your argument. I think you are absolutely right.
Dediklerinde bir mantıksızlık görmedim. Bence tamamen haklısın.

I couldn’t have said it better.
Doğru söze ne denir. / Ağzına sağlık, çok iyi dedin.

I was afraid that I was the only one who thought that way.
Ben de bir tek ben böyle düşünüyorum diye korkmuştum.

I’ll back that argument.
Ben bunu desteklerim.

I would go even further and say that they are thieves .
Hatta daha ileriye gidip onlar hırsız bile derim.

If you say so then I’ll take your word for it.
Sen öyle diyorsan öyledir. / Sen öyle diyorsan doğrudur.

I was ready to give him the benefit of the doubt after hearing her explanation.
Açıklamasını duyduktan sonra kötü düşünmemeye hazırdım / hüsnü zanla yaklaşmaya hazırdım.

If you put it that way, I guess he is the one to be blamed.
Sen bu şekilde söyleyince sanırım suçlanması gereken o.

If that’s the case, I suppose the problem could be worse than we thought.
Eğer durum buysa sorun sanırım sandığımızdan daha kötü olabilir.

Looking at it that way what you’re saying could be true.
O açıdan bakınca dediklerin doğru olabilir.

I must admit that this is a more convincing argument.
İtiraf etmeliyim ki bu daha akla yatkın bir görüş.

This idea shines a different light on the matter.
Bu fikir mesele üzerine farklı bir ışık tutuyor. / meseleye farklı bir açı kazandırıyor.

This version of the story sounds plausible.
Hikayenin bu versiyonu daha akla yatkın gibi duruyor.

What you say tallies with what I have in mind.
Söylediklerim aklımdakiler ile uyuşuyor.

This is a challenging situation but at least we are on the same wavelength.
Bu zorlayıcı bir durum olsa da en azından aynı kafadayız. / en azından aynı şekilde düşünüyoruz.

Yes, I understand you. You are saying the same thing, just in different ways.
Evet, seni anlıyorum. Sen de aynı şeyi söylüyorsun ama farklı şekilde.

You have put (set) me right on this situation.
Bu durum hakkında yanlış bildiklerimi düzelttin.

I think he could be onto something here.
Sanırım bir şey biliyor. Sanırım bir bildiği var.

You may well be right.
Haklı olabilirsiniz.

Yabancı ve Türk Öğretmenlerden Online İngilizce Dersleri

Daha önce belirlenmiş saatlerde 1 saat boyunca,yabancı ve Türk İngilizce öğretmenleriyle İngilizce konuşma,okuma ve pratik yapma fırsatı.