Wake Up And Smell The Coffee Çevresinde gerçekleşen olayların farkında olmayan kişilere söylenir: “Uyan da balığa gidelim!”
Wake-Up Call Ortaya çıkabilecek bir tehlikeye karşı önlem alınması için yapılacak uyarı.
Walk A Fine Line Birbirleri ile rekabet halindeki kişiler ya da grupları sinirlendirmemek ya da rahatsız etmemek için dikkatli olunması gerektiğini belirtir. (“Walk a thin line” şeklinde de kullanılır.)
Walk A Mile In My Shoes Bir kimseyi eleştirmeden önce neden öyle davrandığını ya da neler düşündüğünü anlamak gerektiğini ifade eder: “Kendini benim yerime koy.”
Walk A Tightrope Düşman olma ihtimali olan kişileri sinirlendirmemek için dikkatli hareket edilmesi gereken durum.
Walk In The Park Gerçekleştirmesi kolay iş, yerine getirmesi kolay görev. (Yapılacak işin zor olduğu ifade edilmek isteniyorsa “no walk in the park” deyimi kullanılır.)
Walk On Eggshells Walk on eggshells with someone: Beraber çalışılan ya da birlikte olunan kişinin çok alıngan olduğunu ya da çabuk sinirlenebileceğini ifade eder. (“Walk on eggs” şeklinde de kullanılır.)
Walk Spanish Bir kimseyi bulunduğu yerden zorla dışarı çıkarmak ya da birini zorla işten atmak.
Walk The Green Mile Kaçınılmaz sona doğru ilerleyen olay ya da kişi.
Walk The Plank Kendi yıkımını, kendi sonunu hazırlayan kişi.