Fly On The Wall Olayları gizlice takip eden kişi; dikizci; casus.
Fly The Coop “Yuvadan uçmak”. Örneğin çocuklar ailelerinden uzakta yaşamak üzere evi terk ettiklerinde yuvadan uçmuşlardır.
Fly The Flag Ülkesini temsil etmek (“Wave the flag” ya da “show the flag” şeklinde de kullanılır.)
Foam At The Mouth Çok öfkelenmek; öfkeden köpürmek.
Foggiest Idea En ufak bir fikri dahi olmamak (“Not to have the foggiest idea” şeklinde kullanılır.) (“Foggiest notion” şeklinde de kullanılır.)
Follow Your Nose Doğrudan kurallara uymaktansa sezgilerine ya da hislerine güvenerek hareket etmek anlamındadır. Yol tarif ederken kullanıldığında ise “dosdoğru gitmek” anlamına gelir.
Food For Thought Düşündürücü, değerlendirmeye değer fikir, durum, nesne.
Fool Me Once, Shame On You; Fool Me Twice, Shame On Me Kişinin hatalarından ders alması gerektiğini ve çevresindekilerin kendisini kullanmalarına izin vermemesi gerektiğini öğütler.
Fool’s Paradise Geçici mutluluk; gerçek olmayan, hayali mutluluk.
Fools Rush In Where Angels Fear To Tread Bilgisiz ya da deneyimsiz kişilerin, bilgili olanların yapmayacağı şeylere kalkıştıklarını ifade eder.