Face The Music Yapılan bir şeyin olumsuz sonuçlarına katlanmak zorunda olmak; ceremesini çekmek.
Face Value “Take something at a face value” şeklinde kullanıldığında, bir şeyi, fazla ayrıntısına inmeden, göründüğü gibi kabul etmek anlamına gelir.
Face Your Demons Kişinin korkuları ile yüzleşmesi.
Facts Of Life “Teach” ya da “learn” sözcükleri ile beraber kullanıldığında, gencin cinsellik ve üreme hakkında bilgilenmesine işaret eder.
Failure Is The Mother Of Success Başarıya giden yolun hatalardan geçtiğini, hata yapılmadan başarıya ulaşılamayacağını ifade eder.
Faint Heart Never Won Fair Lady Kişinin istediği şeye ulaşabilmesi için büyük çaba ve yüreklilik sarf etmesi gerektiğini ifade eder.
Faintest Idea “Not have the faintest idea” şeklinde kullanıldığında, kişinin hiçbir fikri olmadığını ifade eder.
Fair And Square Bir şeyi yasalara ya da ilgili kurallara uygun olarak, dürüstçe yapmak.
Fair Crack Of The Whip (BK) Eşit şans, eşit fırsat.
Fair Game Kolay hedef. Hedef alınması, eleştirilmesi ya da alay konusu edilmesi sakıncalı olmayan kimse.