Step On It Bir kimseden acele etmesini ya da daha çabuk hareket etmesini istemek için kullanılır.
Step On Someone’s Toes Bir kimseye, kendi sorumluluklarındaki bir şey hakkında yorum yaparak o kişiyi kötü durumda bırakmak, yahut da bir kimsenin sorumluluğunda olan işin bir başkası tarafından yapılarak önceki kişinin zor durumda bırakılması.
Step Up A Gear Eskisinden daha iyi performans sergilemek.
Step Up To The Plate Bir meydan okuma ya da benzeri güçlükte bir sorumluluğu kabul etmek
Stew In Your Own Juices Bir kişiyi, yaptıklarının sonuçlarından sorumlu tutmak, ya da kişiyi yaptıklarının sonuçlarına katlanmak zorunda bırakmak.
Stick In Your Craw Çok sinirlendiren, fazlasıyla rahatsız eden, çileden çıkaran.
Stick Out Like A Sore Thumb Çevresindekilerden belirgin derecede farklı olan, göze çarpan, rahatsız edici düzeyde dikkat çeken.
Stick To Your Guns Maruz kalınan eleştirilere yahut takınılan saldıran tavırlara rağmen savunduğundan vazgeçmemek, tutumundan ödün vermemek.
Stick Your Neck Out İnanılan şey için risk almak, kendini ateşe atmak, riske girmek.
Stick-In-The-Mud Değişikliği sevmeyen, her şeyin olduğu haliyle kalmasını isteyen kimse.