Some Other Time Başka sefer, bir dahaki sefer, anlamlarında kullanılsa da söz konusu şeyin muhtemelen gerçekleşmeyeceği ima edilir.
Slip Through The Net Paçayı kurtarmak, yaptığı yanına kar kalmak.
Slippery Customer Kurnaz ve güvenilmez müşteri.
Slippery Slope Riskli durum; atılan bir adımın işleri daha da kötüleştireceği durum.
Slough Of Despond Çaresizlik, karamsarlık, umutsuzluk.
Slow And Steady Wins The Race Ağır ağır da olsa kararlı bir şekilde hedefine doğru ilerleyenlerin kazançlı çıkacaklarını ifade eder.
Slow Boat To China Yavaş yavaş ilerleyen ve çok fazla zaman alan iş, şey.
Slow But Sure Ağır ağır ilerliyor da olsa güvenilir olan; ağır fakat emin adımlarla ilerleyen.
Slow Off The Mark Herhangi bir durumda tepki vermesi uzun süren, geciken.
Slower Than Molasses Going Uphill In January (ABD) Çok yavaş ilerleyen.