Shoe Is On The Other Foot Şartların değiştiğini, kişilerin rollerinin değiştiğini vurgular.
Shoestring Bir işi yaparken mümkün olan en az harcamayı yapmaya mümkün olduğu kadar masrafa girmemeye çalışmak.
Shoot Down In Flames Bir tartışmada, savı, karşıdaki kişi tarafından çürütülmek.
Shoot From The Hip Doğrudan ve sözlerinin sonuçlarını düşünmeden konuşmak.
Shoot The Breeze Sakin sakin sohbet etmek, hoşbeş etmek.
Shoot Your Wad Tüm meseleleri açıklığa kavuşturmuş olup konuşacak bir şeyi kalmamak.
Shifting Sands Değişen koşullar.
Shilly-Shally Karar vermekte zorlanan, tereddüt eden.
Ship Came In Başına iyi bir şey gelmek.
Shoot Yourself In The Foot Kişinin kendi tutkularını, amaçlarını, hayallerini, kariyerini baltalayacak, bunlara zarar verecek bir şey söylemesi ya da davranması.