İngilizce hava durumları ve duygular aşağıdaki tablolarda İngilizce yazılışları, okunuşları ve Türkçe karşılıkları ile verilmiştir. Tabloların altında “What’s the weather like? / How is the weather?” soruları ve “How do/does ……….. feel ?” soruları ve cevapları verilmiştir.
Weather conditions;
| İngilizce yazılışları | Okunuşları | Türkçe karşılıkları |
| Blizzard | Blizırd | Tipi |
| Clear | Kliır | Açık (hava) |
| Cloudy | Klaudi | Bulutlu |
| Cold | Kold | Soğuk |
| Cool | Kul | Serin |
| Downpour | Daunpoor | Sağanak yağış |
| Drizzling | Drizling | Çişeleme(yağmur) |
| Foggy | Fogi | Sisli |
| Freezing | Frizing | Dondurucu soğuk |
| Hot | Hat | Sıcak |
| Humid | Hüumid | Nemli |
| Lightning | Laytning | Şimşek çakması |
| Partly cloudy | Partli klaudi | Parçalı bulutlu |
| Rainy / raining | Reyni / reyning | Yağmurlu |
| Snowstorm | Snovstorm | Kar fırtınası |
| Snowy / snowing | Snovy / snoving | Karlı |
| Stormy | Stormi | Fırtınalı |
| Sunny | Sani | Güneşli |
| Thunder | Tandır | Gök gürültüsü |
| Thunderstorm | Tandırstorm | Gök gürültülü fırtına |
| Warm | Vorm | Ilık |
| Windy | Vindi | Rüzgarlı |
Hava durumu hakkında şu videoyu izleyebilirsiniz:
Emotions;
| İngilizce yazılışları | Okunuşları | Türkçe karşılıkları |
| Afraid | Afreyd | Korkmuş |
| Angry | Engri | Sinirli |
| Anxious | Enkşıs | Kaygılı, endişeli |
| Bored | Bord | Sıkılmış |
| Cold | Kold | Üşümüş |
| Confused | Konfüzd | Kafası karışık |
| Embarrassed | Emberısd | Utanmış |
| Emotions | İmoşıns | Duygular |
| Excited | Eksaytıd | Heyecanlı |
| Feelings | Fiilings | Hisler |
| Happy | Hepi | Mutlu |
| Hot | Hat | Sıcaklamış |
| Hungry | Hangri | Aç |
| Mad | Med | Çok sinirli |
| Sad | Sed | Üzgün |
| Scared | Skeyrd | Korkmuş |
| Shy | Şay | Utangaç |
| Silly | Sili | Sersem, aptal |
| Surprised | Sörpraysd | Şaşırmış |
| Thirsty | Törsti | Susamış |
| Tired | Tayırd | Yorgun |
| Upset | Apset | Üzgün / sinirli |
| Moody | Mudi | Modu düşük |
| Depressed | Diprest | Depresif, bunalmış |
Duygular hakkında şu videoyu izleyebilirsiniz:
WHAT IS THE WEATHER LIKE? / HOW IS THE WEATHER?
Hem “How is the weather?” hem de “What is the weather like?” “Hava nasıl?” anlamına gelir.
“Bugün hava nasıl?” diye sormak istiyorsak “How is the weather today?” ya da “What is the weather like today?” şeklinde sorarız. “Bugün hava İstanbul’da nasıl?” diye soruyorsak “What is the weather like today in İstanbul?” ya da “How is the weather today in İstanbul?” şeklinde sorarız.
What is the weather like today? / How is the weather today? (Bugün hava nasıl?)
It is sunny. (Güneşli.) / Today is sunny. (Bugün güneşli.) / The weather is sunny today. (Bugün hava güneşli.)
What’s the weather like ve How is the weather soruları yukarıdaki 3 şekilde de cevaplanabilir.
What is the weather like today in London? (Bugün Londra’da hava nasıl?)
It is rainy. (Yağmurlu.) / It is raining. (Yağmur yağıyor.)
What is the weather like? (Hava nasıl?)
It is raining cats and dogs. (Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.) / It is raining heavily. (Sağanak yağışlı.)
“It’s raining cats and dogs” İngilizcede çok yaygın kullanılan bir deyimdir. Çok fazla yağmur yağdığını ifade etmek için kullanılır. Türkçeye birebir çevrildiğinde bir anlam ifade etmez, bu deyimin anlamsal olarak Türkçe karşılığı yani eşdeğeri “bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak”tır.
“It’s raining cats and dogs” deyiminin kökeni tam olarak bilinmemekle birlikte bu konuda birçok hikaye vardır. Bunlardan biri de; hayvanların eskiden ısınmak için saman çatılara (thatched roof) sığınmaları ve yağmur yağdığı zaman çatıların kaygan olması sonucu hayvanların çatılardan kayarak düştüğü yönündedir. “It is raining cats and dogs (Birebir çevirisi: Kedi köpek yağıyor)” deyiminin de buradan kaynaklandığı düşünülmektedir.
How is the weather in Toronto? (Toronto’da hava nasıl?)
It is snowy and cold. (Karlı ve soğuk.)
What is the weather like today in the afternoon? (Bugün öğleden sonra hava nasıl?)
It is cloudy. (Bulutlu.)
How is the weather? (Hava nasıl?)
It is stormy. (Fırtınalı.)
What is the weather like today in Antalya? (Bugün Antalya’da hava nasıl?)
It is partly cloudy in Antalya. (Antalya’da hava parçalı bulutlu.)
What is the weather like today? (Bugün hava nasıl?)
The weather is windy today. (Bugün hava rüzgarlı.)
How is the weather today? (Bugün hava nasıl?)
Today is hot and humid. (Bugün hava sıcak ve nemli.)
What is the weather like in Siberia? (Sibirya’da hava nasıl?)
It is freezing. (Dondurucu.)
How is the weather in the winter? / What is the weather like in the winter? (Kışın hava nasıl?)
It is cold and snowy. (Soğuk ve karlı.)
How is the weather in the spring? / What is the weather like in the spring? (İlkbaharda hava nasıl?)
It is warm and sunny. (Ilık ve güneşli.)
How is the weather in the summer? / What is the weather like in the summer? (Yazın hava nasıl?)
It is hot and sunny. (Sıcak ve güneşli.)
How is the weather in the autumn? / What is the weather like in the autumn? (Sonbaharda hava nasıl?)
It is cool and cloudy. (Serin ve bulutlu.)
“How” Questions
Birinin nasıl hissettiğini sorarken “how” soru kelimesini kullanırız. “How” “Nasıl” anlamına gelir.
How do you feel? (Nasıl hissediyorsun?)
I feel great. (Harika hissediyorum.)
Eğer birine “Yağmurlu havalarda nasıl hissedersin?” diye sormak istersek “How do you feel in rainy weather?” şeklinde sorunun sonuna “in rainy weather” eklenir, ama “Yağmurlu günlerde nasıl hissedersin?” diye sorarken; “How do you feel on rainy days?” şeklinde cümle kurmamız gerekir. Çünkü günlerden önce “on” kullanılır.
How do you feel in rainy weather? (Yağmurlu havalarda nasıl hissedersin?) / How do you feel on rainy days? (Yağmurlu günlerde nasıl hissedersin?)
I feel sleepy in rainy weather. (Yağmurlu havada uykulu hissederim.) / I feel sleepy on rainy days. (Yağmurlu günlerde uykulu hissederim.)
How does she feel on snowy days? (O karlı günlerde nasıl hisseder?)
She feels energetic. (Enerjik hisseder.)
How does Jenna feel in cloudy weather? (Jenna bulutlu havalarda nasıl hisseder?)
She feels moody on cloudy days. (O bulutlu günlerde modu düşük hisseder.)
How does Jack feel on sunny days? (Jack güneşli günlerde nasıl hisseder?)
He feels happy on sunny days. (O güneşli günlerde mutlu düşük hisseder.)

How do Fiona and Tim feel in partly cloudy weather? (Fiona ve Tim bulutlu havalarda nasıl hissederler?)
They feel anxious on partly cloudy days. (Onlar parçalı bulutlu günlerde kaygılı hissederler.)
How does Mike feel on hot and sunny days? (Mike sıcak ve güneşli günlerde nasıl hisseder?)
He feels hot on hot and sunny days. (O sıcak ve güneşli günlerde sıcaklamış hisseder.)