İngilizcede Bilmeniz Gereken 5 Konuşma Kuralı  


 

  1. Çok fazla gramer çalışmayın

parte3

Bu kural sınavlara çalışan birçok öğrenci için kulağa garip gelebilir, fakat en önemli kurallardan birisidir. Eğer sınavlardan geçmek istiyorsanız, bunun için gramer çalışın. Fakat İngilizceyi akıcı olarak konuşmak istiyorsanız İngilizceyi gramer çalışmadan öğrenmeyi denemelisiniz.

 

Gramer çalışmak sadece sizi yavaşlatacak ve kafanızı karıştıracaktır.Ana dilini konuşan biri gibi doğal olarak bir cümleyi söylemek yerine cümlelerin kurallarını düşüneceksiniz. Unutmayın ki İngilizce konuşanların sadece çok az miktarı tüm gramer kurallarının %20’sinden fazlasını bilmektedir. Birçok İngilizce öğrencisi ana dili İngilizce olanlardan daha fazla gramer bilmektedir.

 

Ana dili İngilizce olanlara gramer soruları sorduğunuzda çok azı doğru cevaplar verirler. Bununla birlikte, İngilizcede akıcıdırlar; okuyabilir, konuşabilir, dinleyebilir ve etkin bir şekilde iletişim kurabilirler.

 

Peki, şöyle bir soruya cevabınız ne olur? Ettirgen bir fiilin tanımını söyleyebilmek mi istersiniz, yoksa İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşabilmeyi mi? Hangisi size çekici geliyor?

 

  1. Deyimleri öğrenin ve çalışın

 

Birçok öğrenci kelimeleri öğrenir ve doğru bir cümle oluşturmak için birçok kelimeyi bir araya getirmeye çalışır. Bazı öğrencilerin ne kadar çok kelime bilip de düzgün bir cümle kuramaması beni her zaman şaşırtmıştır. Sebebiyse deyimlere çalışmamalarıdır. Çocuklar bir dili öğrendiklerinde hem kelimeleri hem de deyimleri birlikte öğrenirler. Aynı şekilde, sizin de deyimlere çalışmanız ve onları öğrenmeniz gerekir.

 

Eğer 1000 kelime biliyorsanız, konuşurken tek bir cümleyi dahi kuramayabilirsiniz.Fakat 1 deyim biliyorsanız, yüzlerce doğru cümle kurabilirsiniz. Eğer 100 deyim bilirseniz, kaç tane doğru cümle kurabildiğiniz sizi şaşırtacaktır. Son olarak, eğer ki sadece 1000 deyim bilirseniz neredeyse İngilizceyi akıcı olarak konuşan biri olursunuz.

 

Tercüme etmeyin

 

Bir İngilizce cümle kurmak istediğinizde kelimeleri ana dilinize tercüme etmeyin. Kelimelerin dizilişi muhtemelen tamamen farklıdır ve böyle bir çaba içine girerek hem yavaş olursunuz hem de hata yaparsınız. Bunun yerine, deyimleri ve cümleleri öğrenin, böylece kelimeleri söylerken düşünmek zorunda kalmazsınız. Konuşmanız otomatik olmalıdır.

 

Tercüme etmekle ilgili bir diğer problem öğrendiğiniz gramer kurallarını uygulamaya çalışmanızdır. İngilizce cümleler oluşturmak için tercüme yapmak ve gramer hakkında düşünmek hem yanlıştır hem de kaçınılması gerekir.

 

  1. Okumak ve Dinlemek yeterli DEĞİLDİR. Duyduklarınızın pratiğini yapmalısınız!

 

Okumak, dinlemek ve konuşmak tüm dillerin en önemli kısımlarıdır. Aynısı İngilizce için de geçerlidir. Bununla birlikte, konuşmak akıcı olmak için gerekli olan yegane unsurdur. Bebekler ve çocuklar için ilk önce konuşmak ve akıcı olmak sonrasında ise okumaya başlamak ve ardından yazmak gelir. Dolayısıyla doğal sıra dinleme, konuşma, okuma ve sonrasında yazmadır.

 

Birinci Problem

İngilizce öğretiminin okullarda ilk önce okuma, sonra yazma, sonra dinleme ve en son olarak konuşma şeklinde verilmesi sizce de ilginç değil mi? Ana sebep materyali anlamanız ve öğrenmeniz için ilk önce okuma yapılmasının gerekmesidir.Bu yüzden doğal sıra dinleme, konuşma, okuma ve sonra yazma olmasına rağmen, klasik eğitimdeki sıra okuma, yazma, dinleme ve sonra konuşmadır.

 

İkinci Problem

Birçok kişinin okuyup dinleyebilmesinin nedeni yaptıkları tüm pratiklerinin bunlar olmasıdır. Fakat İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşmak için konuşma pratiği yapmanız gerekmektedir. Dinleme çalışmasını bırakmayın fakat çalışırken de sadece dinlemeyin. Dinlerken materyali yüksek sesle okuyun ve duyduklarınızın pratiğini yapın. Yüksek sesle pratiği ağzınız ve beyniniz çaba göstermeden bunları başarana kadar tekrarlayın. Böyle yaparak İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşabileceksiniz.

 

  1. Etrafınızı İngilizce ile çevirin

 

Bir dili konuşmanın zeki olmayla bir alakası yoktur. Herkes her dili konuşabilir. Bu dünyada kanıtlanmış bir gerçektir. Herkes en azından bir dil konuşmaktadır. İster zeki olsun ister zeka yeteneklerinizin bir kısmı zayıf olsun fark etmez herkes bir dili konuşabilir.

 

Bu her an öğrenmek istediğiniz dille etrafınız çevrili olduğunda başarılabilir. Ülkenizde kendi dilinizi her zaman duyar ve konuşursunuz. İyi İngilizce konuşanların İngilizce eğitim verilen bir okulda okumuş olduklarını fark edeceksiniz. Bu kişiler İngilizceyi İngilizce eğitim verilen bir okula gittikleri için değil sürekli olarak İngilizce konuşan kişilerin yanında bulunabilecekleri bir ortama sahip oldukları için öğrenirler.

 

Bazı kişilerde vardır ki yurt dışında okurlar ve çok az öğrenirler. Bunun sebebi İngilizce eğitim verilen bir okula gitmeleri fakat kendi ülkelerinden arkadaşlar bulmaları ve İngilizce pratik yapmamalarıdır.

 

Akıcı bir İngilizce konuşanı olmak için hiçbir yere gitmek zorunda değilsiniz. Sadece etrafınızı İngilizce ile kuşatmanız gerekir. Bunu sadece İngilizce konuşacağınız arkadaşlarınızla aranızda bazı kurallar koyarak başarabilirsiniz. Ayrıca, bir iPod’u yanınızda taşıyabilir ve sürekli olarak İngilizce cümleleri dinleyebilirsiniz. Gördüğünüz gibi ortamınızı değiştirerek istediğiniz sonuçlara ulaşabiliyorsunuz. Etrafınızı tamamen İngilizce ile kuşatın ve birkaç kat daha hızlı İngilizce öğrenmeye başlayın.

 

  1. Doğru materyale çalışın

 

Bilinen bir deyim olan “yapa yapa öğrenilir” yanlıştır. Bu gerçekten son derece uzaktır. Eğer yanlış cümlenin pratiğini yapıyorsanız cümleyi yanlış olarak söylemede mükemmelleşeceksiniz demektir. Bu yüzden, çoğunluk tarafından ortak bir şekilde kullanılan materyallere çalışmanız önemlidir.

 

Diğer bir problem ise birçok öğrencinin haberleri okumasıdır. Bununla birlikte, haberlerde kullanılan dil çok resmi ve içerik daha çok politik ve günlük kullanımdan uzaktır. Ne yazıldığını ve söylendiğini anlamanız önemlidir fakat bunlar İngilizce temellerini öğrendikten sonra çalışılması gereken ileri düzey bir aşamadır.

 

Ana dili İngilizce olmayan bir arkadaşınızla İngilizce çalışmanız hem iyidir hem de kötü. Özelikle konuşma çalışması yaparken bu iki tarafı da düşünmelisiniz. Böyle bir çalışma pratik yapma imkanı verecektir. Ayrıca birbirinizi motive edebilir ve basit hatalarınızı gösterebilirsiniz. Fakat eğer doğru ve yanlış olan hakkında emin değilseniz birbirinizden kötü alışkanlıklar da edinebilirsiniz. O yüzden pratik yapma zamanınızı yeni bir cümlenin nasıl söyleneceğini öğrenmekle değil de doğruluğundan emin olduğunuz materyalleri çalışmak için kullanın.

 

Kısaca, emin olduğunuz, genel olarak kullanılan ve doğru olan İngilizce materyallere çalışmalısınız.

 

Bu tavsiyeler akıcı bir şekilde İngilizce konuşma hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacak kurallardır. Basit ama etkilidirler ve İngilizceyi başarılı bir şekilde konuşmanızda yardımcı olacaklardır. Şimdiden başarılar…