İş hayatında iletişim oldukça önemlidir. Telefonda konuşmak da , işinizin vazgeçilmez bir parçası olabilir. Ancak konu İngilizce telefon konuşması yapmak olunca, birçok kişi bunun zor olduğunu düşünür. Aslında yapmanız gerekenleri ve İngilizce konuşma kalıplarını öğrendiğiniz takdirde, telefonda İngilizce konuşan bir müşteriye cevap vermek, ondan bilgi istemek, kısacası onunla iletişim kurmak hiç de zor değil.
Her gün işyerinde İngilizce telefon konuşması yapmak zorunda olabilirsiniz, ya da yalnızca bir iş görüşmesi için nasıl konuşmanız gerektiğini öğrenmek istiyor olabilirsiniz. Her durumda, aşağıdakileri öğrenmekte fayda var..
İş hayatında kullanılan İngilizce telefon kalıplarını öğrenmeden önce, günlük hayatta İngilizce telefon görüşmeleri kalıplarını öğrenebilirsiniz.
Telefonda nasıl konuşmanız gerektiğini öğrenerek aslında İngilizce konuşma becerilerinizi de geliştirmiş olursunuz.
İş yerinde İngilizce telefon görüşmesi yaparken bunları uygulayabilirsiniz:
Gününüz kötü geçiyor olsa bile, biri sizi aradığında ya da siz bir arama yaptığınızda bunu karşınızdakine belli etmemeye çalışmalısınız. İletişim kurmaya hazır olduğunuzu ses tonunuz ile belli etmeniz oldukça önemlidir.
Eğer bir arama yapıyorsanız, ne istediğinizi oldukça açık ifadelerle belirtmeye çalışın. Siz bir arama aldıysanız, istenilenleri net bir şekilde cevaplayın. Yardım edebileceğiniz bir konu değilse başka bir kişiye yönlendirebilirsiniz.
Bir şirketi aramadan önce o şirketle ilgili bir ön bilgi edinin ve soracağınız soruları ya da konuşacağınız konuyu unutmamak adına, hatırlamanıza yardımcı olabilecek notlar alın. Konuşma süresinde notlarınızı kontrol ederek sorularınıza yanıt bulup bulmadığınızı kontrol edin.
Telefon konuşması sırasında kullandığınız İngilizce sözcüklerin ya da dil bilginizin doğru olup olmadığına takılıp kendinizi strese sokmamalısınız. En baştan itibaren sade ve yalın bir dille, tane tane konuşmaya özen göstermelisiniz. Bunların haricinde, aşağıdaki kalıplar iş İngilizcesi ile telefon konuşması yapmanıza yardım edecektir:
Telefon görüşmelerini, size gelen aramalar ve sizin yapmış olduğunuz aramalar olarak iki şekilde değerlendirebiliriz:
Telefonu cevaplarken Hello / Good morning / Good afternoon ile söze başlayabilirsiniz.
Ekstra bilgi:
*Good morning , good afternoon ve good evening’in kullanıldığı zaman dilimleri:
GOOD MORNING
(00:00 (gece yarısı) – 11:59)
GOOD AFTERNOON
(12:00 – 16:59)
GOOD EVENING
(17:00 – 23:59)
Daha sonra, şirketinizin adını ve kendi adınızı söyleyin. Örnek:
-Good morning. Pin Electronics, this is Bilge. How may I help you?
(Günaydın. Pin Elektronik, ben Bilge. Nasıl yardımcı olabilirim?)
-Good evening. Nova Company, Ali speaking. How can I help you?
(İyi akşamlar. Nova Şirketi, Ali konuşuyor. Nasıl yardımcı olabilirim?)
Eğer sizi kimin aradığını bilmiyorsanız “May I ask who is calling? / May I ask your name” gibi kalıpalr kullanarak kim olduğunu sorabilirsiniz.
Neden aradığını ve bilgilerini sorarken
-Could you please tell me what company you are with?
(Hangi şirketle çalıştığınızı söyleyebilir misiniz lütfen?)
-What is your suggestion?
(Sizin öneriniz nedir?)
-Could you send me the report please?
(Bana raporu gönderebilir misiniz lütfen?)
Anlamadığınız bir şeyi tekrar etmesini istediğiniz zaman
-Could you please repeat it?
(Lütfen tekrar eder misiniz?)
-Could you spell that please?
(Lütfen bunu heceler misiniz?)
-I didn’t catch the product’s name. Could you say it again please?
(Ürünün adını yakalamadım. Tekrar söyler misiniz lütfen?)
-Would you mind speaking louder please?
(Daha yüksek bir sesle konuşabilir misiniz lütfen?)
Yardımcı olamayacağınız durumlarda
-Sorry but I can’t give you this information.
(Üzgünüm ama size bu bilgiyi veremem.)
-I’m afraid she/he is not available right now. Could you please call again at…
(Korkarım ki o şu an uygun değil. Lütfen … saatte tekrar arayabilir misiniz?)
-Sorry but she/he is not here today. Do you want to leave a message?
(Üzgünüm ama o bugün burada değil. Mesaj bırakmak ister misiniz?)
Konuşmayı sonlandırırken
-I’ll ask her/him to call you soon.
(Sizi kısa zamanda aramasını rica edeceğim.)
-I’ll send you the information as soon as possible.
(En kısa zamanda size bilgileri göndereceğim.)
-Thanks for calling.
(Aradığınız için teşekkürler.)
Yine aynı şekilde adınızı ve çalıştığınız yerin adını söylemeniz yeterli olacaktır. Örnek:
Hello. It’s Ali from Nova Company. (Merhaba ben Nova Şirketinden Ali.)
Neden aradığınızı belirtin
Kendinizi tanıttıktan sonra arama sebebinizi söyleyin:
-I am calling to request information about..
(Şu konu hakkında bilgi almak için arıyorum..)
-Could you please tell me..
(Lütfen söyleyebilir misiniz..)
-I am calling to ask about…
(Şunun için arıyorum…)
Duyduklarınızı kontrol etmek için
Bazen anlamadığınız ya da kaçırdığınız yerler olabilir. Ya da aldığınız bilgilerin doğruluğundan emin olmak istiyor olabilirsiniz:
-Let me see if I understand right…
(Doğru anladım mı bakayım..)
-Could you please repeat it? I want to check if I got it right.
(Tekrar edebilir misiniz lütfen? Doğru anlayıp anlamadığımı kontrol etmek istiyorum.)
Aradığınız kişiye ulaşamadıysanız
-When is she/he going back?
(O ne zaman geri gelecek)
-Could I leave her/him a message?
(Ona mesaj bırakabilir miyim?)
-Could you please tell her/him to call me?
(Beni aramasını söyler misiniz lütfen?)
Örnek:
A: Sorry but Mr.Brown is not here right now. (Üzgünüm ama Mr.Brown burada değil.)
B: Okay. I’d like to leave him a message. Could you please let him know that our meeting was cancelled? (Tamam. Ona mesaj bırakmak istiyorum. Ona toplantımızın iptal olduğunu söyleyebilir misiniz?)
Konuşmayı sonlandırırken
-Thank you for your time.
(Zaman ayırdığınız için teşekkürler.)
-Thank you, (isim)
Örnek: Thank you, Mr. White.
Örnek Telefon Konuşması
A: Hello. Pine Decoration Company. It’s Jack. How may I help you?
(Merhaba. Pine Dekorasyon Şirketi. Ben Jack. Nasıl yardımcı olabilirim?)
B: Hello. Can I talk to Neil Goth,please?
(Merhaba. Neil Goth ile konuşabilir miyim lütfen?)
A: May I ask who is calling?
(Kimin aradığını sorabilir miyim?)
B:It is Richard Ville.
(Ben Richard Ville.)
A: Okay Mr. Ville. Please hang on a moment. I will see if Mr.Goth is in.
(Pekala Mr.Ville. Lütfen hatta kalın. Mr.Goth burada mı bakacağım.)
A: Mr. Ville, I’m sorry but Mr.Goth is not here at the moment. Can I take a message?
(Mr.Ville üzgünüm ama Mr.Goth şu anda burada değil. Mesaj iletebilir miyim?)
B: Could you please tell him to call me? My phone number is 568-236-986.
(Beni aramasını söyler misiniz lütfen? Telefon numaram 568-236-986.)
A: Certainly. Let me see if I got the number right. Is it 568-236-986?
(Elbette. Numarayı doğru aldım mı kontrol edeyim. 568-236-986.)
B: Yes that’s right. Thank you for your time.
(Evet doğru. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.)
A:Thank you Mr. Ville.
(Teşekkürler Mr.Ville.)