1. What’s the matter? Sorun ne 2. What’s wrong? Yanlış olan ne 3. Are you all right? Sen iyi misin
1. It’ll happen any day now. Bugün herhangi bir gün olacak 2. It’s right around the corner. Ha oldu ha olacak (olmak üzere) 3. …in the near future. Yakın gelecekte…
1. I’m debating between… … arasında çekişiyorum 2. I can’t make up my mind. : karar veremiyorum 3. I’m on the fence. tam ortasındayım karar veremiyorum
1. It’s drizzling.yağmur çiseliyor 2. It’s pouring. şakır şakır yağmur yağıyor
1. I really should… : ben gerçekten … malıyım/meliyim 2. I promise that I’ll… : söz veriyorum ki…
1. Sorry I’m late. : üzgünüm geçiktim 2. I overslept. uyuyup kalmışım 3. My alarm didn’t go off. : alarmım çalmaya başlamadı
1. That’s right. Bu doğru 2. That’s spot on. : tam üstüne bastın 3. You’ve hit the nail on the head. / You’ve nailed it. : tam on ikiden vurdun
1. I’m afraid that’s not quite right. Korkarım sen oldukça haklı değilsin 2. I’m afraid you’re mistaken. Korkarım sen hatalısın
1. He’s really sharp. O gerçekten keskin zekalı 2. She’s brilliant. O parlak zekalıdır 3. He’s very bright. O çok zekidir
1. It’s a little chilly. Hava birazcık serin 2. It’s freezing. : hava aşırı derecede soğuk