tell you what ya da I’ll tell you what ifadesi “bak ne diyeceğim, ne diyorum, biliyor musun” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; I’ll tell you what – let’s go swimming and then drink beer. Bak ne diyeceğim, önce yüzelim sonra bira içeriz.
thanks a lot ifadesi “çok teşekkürler, çok sağ ol” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Thanks a lot for believing me. Bana inandığın için çok sağ ol.
that figures ifadesi “şaşırmadım, senden de bu beklenir zaten” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Dad, I’ve run out of money. – That figures. Baba, param bitti. – Hiç şaşırmadım.
that reminds me ifadesi “iyi hatırlattın” anlamına gelir. Örnek cümle; That reminds me. I must take the turkey out of the oven. İyi hatırlattın hindiyi fırından çıkarayım artık.
that said ifadesi “ama, ancak, olsa da, gel gelelim” anlamına gelir. Örnek cümle; You forget nearly everything. That said, you always remember her birthday. Neredeyse her şeyi unutursun ama gel gelelim onun doğum gününü hep hatırlarsın
that’ll be the day ifadesi “olursa dişimi kıracağım, öyle bir şey asla olmaz” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; He says he’s going to give up smoking. – That’ll be the day! Sigarayı bırakacağını söylüyor. – Bıraksa ben de dişimi kırarım.
that’ll do ifadesi “olur, iş görür, idare eder” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Is this the one you asked? – That’ll do, Oliver, thanks. Bu senin sorduğun mu? – Bu da olur, Oliver sağ ol.
that’ll teach you ifadesi “bu sana ders olsun, yaparsan işte böyle olur” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; I had to spend the night outside. – That’ll teach you to go out without your house keys. Geceyi dışarda geçirmek zorunda kaldım. – Evinin anahtarlarını almadan dışarı çıkarsan işte böyle olur.
that’s (quite) enough ifadesi “bu kadarı (artık) yeter” anlamına gelir. Örnek cümle; That’s quite enough! Go to your rooms, now! Bu kadarı artık yeter! Odalarınıza gidin, hemen!
that’s all ifadesi “hepsi bu; o, bu kadar” anlamına gelir. Örnek cümle; I was just trying to help him – that’s all. Sadece ona yardım etmek istiyordum, hepsi bu.