PAST PERFECT SIMPLE

 

Past perfect simple’da tüm öznelerle had yardımcı fiili kullanılır.Fiil V3 (past participle form) üçüncü halde gelir; yani düzenli fiiller –d/-ed takısı alır; düzensiz fiiller ise düzensiz fiiller tablosundaki üçüncü konumundadır.

FORM OF PAST PERFECT SIMPLE TENSE (YAPISI):

 

OLUMLU: Subject + had + V3

 

I had seen that film before.

(Daha önce o filmi görmüştüm)

 

Everybody had gone out by 12.

(12’ye kadar herkes dışarı çıkmıştı)

 

OLUMSUZ: Subject + had + not + V3

 

They hadn’t been to the zoo before, so they were surprised.

(Daha önce hayvanat bahçesinde bulunmamışlardı bu yüzden şaşkındılar)

 

Jane hadn’t eaten anything yet. She was hungry.

(Jane henüz bir şey yememişti. O açtı)

 

 

SORU: had + subject + V3 ?

 

A: Had you written the report by 8?B: Yes, I had. / No, I hadn’t.

(8‘e kadar raporu yazmış mıydın?)

 

What had you done by the time David arrived home?I had cleaned the kitchen.

(David eve  gelene kadar ne yapmıştın? Mutfağı temizlemiştim)

 

USE OF PAST PERFECT SIMPLE (KULLANIMI):

 

Past perfect, geçmişteki bir zamandan veya eylemden önce olan eylemleri ifade eder:

 

When I came to the party, the dance had started.

(Partiye gittiğimde dans başlamıştı)

 

The baby started to cry because he had lost his balloon.

(Bebek ağlamaya başladı çünkü balonunu kaybetmişti)

 

John wasn’t at home yesterday. He had already gone out.

(John dün evde değildi. Çoktan dışarı çıkmıştı)

 

He had been a cook for thirty years when he got retired.

(Emekli olduğunda 30 yıldır aşçıydı)

 

PAST PERFECT SIMPLE TIME WORDS (ZAMAN KELİMELERİ):

 

by, by the time, after, before, before, until; for, since; just, yet, already; no sooner … than

 

When I woke up this morning, the sun had already risen. I was very late.

(Bu sabah uyandığımda güneş çoktan doğmuştu. Çok geç kaldım)

 

By + a time

 

I had done my homework by 11.

(11’e kadar ödevimi yapmıştım)

 

After + past perfect, past simple

 

After the rain had stopped, we went out to play.

(Yağmur durduktan sonra oynamaya dışarı çıktık)

 

John left the office after he had written the report.

(Raporu yazdıktan sonra John ofisten ayrıldı)

 

Before + past simple, past perfect

 

I’d left the bank before the police arrived.

(Polis gelmeden önce bankadan ayrılmıştım)

 

Before I started the engine, I had checked the tyres.

(Motoru çalıştırmadan önce, lastikleri kontrol etmiştim.)

 

By the time + past simple, past perfect

 

By the time we arrived at the airport, the plane had taken  off.

(Havaalanına vardığımızda uçak kalkmıştı)

 

Jane had answered only six questions by the time the bell rang.

(Zil çaldığında Jane sadece 6 soruyu cevaplandırmıştı) 

 

By the time they phoned me, I hadn’t eaten my meal yet.

(Bana telefon ettiklerinde henüz yemeğimi yememiştim)

Past Perfect Tense konu anlatımı için buraya tıklayın

Past Perfect Tense testi için buraya tıklayın