W Y Z harfi ile başlayan en çok karıştırılan İngilizce kelimeler


Aşağıda İngilizce konuşanların ve yazanların sıklıkla karıştırdığı 250’den fazla kelimenin bir listesini bulacaksınız. Bu kelimeler yanıltıcı eş asıllı kelimeler olarak adlandırılırlar, zira okunuşları ve yazılışları o kadar benzerdir ki çoğunlukla karıştırılırlar. Mükemmel derecede yazıyor olsanız bile bu listeyi baştan sona okumanızı tavsiye ederiz; yoksa böyle benzer kelimeleri karıştırıp karıştırmadığınızı nasıl bilebilirsiniz ki?

waist
waste
Waist bel anlamına gelir: We often wear a belt around our waist (Belimizin etrafına sıklıkla bir kemer takarız).Waste “atık veya israf etmek” anlamındadır: You shouldn’t waste food and waste papers should be recycled (Yemeği israf etmemelisin ve atık kağıtlar geri dönüştürülmelidir).
 
wary
weary
Wary “temkinli ve dikkatli” anlamındadır: The customer became wary when the salesperson said he would personally guarantee the TV set for 100 years (Satıcı televizyona kişisel olarak 100 yıl garanti verdiğini söylediğinde müşteri temkinli yaklaştı).Weary “yorgun ve tükenmiş” anlamına gelir: After a day of harvesting corn, the farmer was so weary (Mısır hasadıyla geçen bir günün ardından çiftçi çok yorgundu).
 
wave
waive
Wave dalgalanmak veya el sallamak demektir: She waved while her husband was departing (Kocası ayrılırken elini salladı).Waive “vazgeçmek, hakkından feragat etmek” anlamına gelir: Never waive your right to a lawyer (Asla avukat tutma hakkından feragat etme).
 
weak
week
Weak zayıf anlamındadır: Yüksel gave a weak performance; maybe because he has a weak mind. (Yüksel zarif bir performans gösterdi; bunun sebebi zayıf bir iradesinin olması olabilir).Week hafta demektir: I go to the ice skating rink once a week (Haftada bir buz pateni pistine giderim).
 
wear
ware
were
we’re
Wear giyinmek demektir: Nazan always wears gaudy evening gowns on formal occasions (Nazan resmi kutlamalarda her zaman için şatafatlı gece kıyafetleri giyer).Ware toprak kap, eşya anlamına gelir: The potter displayed her wares on a beautiful stand made by her husband (Çömlekçi toprak kaplarını kocası tarafından yapılan güzel bir standın üzerinde sergiledi).

Were are’ın geçmiş zamanıdır: Demet and her fiance were at the ball last weekend (Demet ve nişanlısı geçen hafta balodaydılar).

We’re we are’ın kısatlmasıdır: We’re going to the ball this weekend so maybe we’ll see them (Bu hafta baloya gideceğiz, bu yüzden belki onları görebiliriz).

 
weather
whether
Weather iklimle alakalı olarak hava demektir: I hope we have beautiful weather for my daughter’s wedding (Umarım kızımın düğününde güzel bir hava olur).Whether -ip -meme anlamındadır ve sadece cümle içinde kullanılır: I can’t decide on whether to bring an umbrella or not (Şemsiye getirip getirmeme konusunda karar veremiyorum).
 
wet
whet
Wet ıslak demektir: We had to dry out our wet sleeping bags after a sudden storm on our camping trip (Kamp gezimizde çıkan ani bir fırtınanın ardından ıslak uyku tulumlarımızı kurutmak zorundaydık).Whet iştah vs. artırmak açmak anlamına gelir: Smelling the stew whetted her appetite (Güveçi koklamak iştahını açtı).
 
which
witch
Which “hangi” demektir: Which party did you cast your vote? (Hangi partiye oyunu attın?)Witch cadı, büyücü kadın anlamına gelir: Not all witches have warts on their noses (some have them on their chins) (Tüm cadıların burnunda siğil yoktur (Bazılarınki çenelerinin üzerindedir)).
 
who’s
whose
Who’s who is’in kısaltmasıdır: Who’s going to vote today? (Kim bugün oy kullanacak?)Whose sahiplik anlamında kişi sorusudur, kimin demektir: Whose tickets are these? (Bu biletler kimin?)
 
wont
won’t
Wont “alışkın” anlamına gelir: That poor man is wont to tell that this world is a bad place”  (O zavallı adam bu dünyanın kötü bir yer olduğu söylemeye alışkındır).Won’t will not’ın kısaltmasıdır: Melis won’t have every toy she wants this Christmas (Melis bu Noelde istediği her oyuncağı alamayacak).
 
your
you’re
Your you’nun sahiplik zamiridir: Your idea is fantastic! (Fikrin harika!)You’re you are’ın kısaltmasıdır: You’re the most treasured person in my life (Sen hayatımdaki en değerli kişisin).