He Who Laughs Last Laughs Longest “Son gülen iyi güler.”
Head For The Hills Kaçmak, sıvışmak, tabanları yağlamak.
Head Is In The Clouds Gerçek olamayacak hayallere sahip olmak; aklı bir karış havada olmak.
Head Is Mince (İskoçya) Kafası çok karışık olmak; kafası iki seçenek arasında gidip gelmek.
Head Nor Tail Söylenen şeyi, bahsi geçen konuyu anlamamak.
Head On A Spike Sözü edilen kişiye karşı kin duymak, o kişiyi gerçekten cezalandırmak ya da o kişiye zarar vermek istemek.
Head On The Block Kötü sonuçlanan bir şeye dair sorumluluğu üstlenmek, kendini riske atmak, okkanın altına girmek.
Head Over Heels In Love Sırılsıklam aşık olmak.
Head South Kötüye gitmek; olumsuz yöne evrilmek. 2. Firar etmek, kaçmak.
Heads Will Roll Kötü giden bir durum ya da olumsuz sonuçlanan bir olay için bazı kimselerin cezalandırılacağını anlatır: “çok kelleler uçacak”, “çok canlar yanacak.”