Go West (Olaylar için kullanıldığında) ters gitmek, arıza yapmak. (Şahıslar için kullanıldığında) ölmek.
Go With The Flow Olayları ya da şeyleri gerçekleştiği şekilde kabul edip, diğerlerinin yaptıklarını tekrar etmek.
Go-To Guy Bir konuda diğerlerine kıyasla daha etraflı bilgi sahibi olan kimse.
Going Concern Başarılı ve faal bir işletme.
Going Jesse (ABD) Uygulanabilir, başarılı proje ya da girişim.
Going Overboard Abartmak, aşırıya kaçmak.
Golden Handshake Bir kimseyi işinden ayrılmaya ikna etmek için verilen ikramiye.
Golden Opportunity Kaçırılmayacak fırsat; bulunmaz fırsat.
Golden Rule Herhangi bir konuda en başat, en önemli kural. Altın kural.
Golden Touch Parçası olduğu herhangi bir iş ya da projeyi başarıya ulaştırabilme potansiyeline sahip kişi. (“To have a golden touch” şeklinde kullanılır.)