Get Your Skates On Çabuk ol! Acele et! Elini çabuk tut!
Get Your Teeth Into Bir işe büyük heves ve heyecan ile girişmek. (“dig your teeth into”, “sink your teeth into” şeklinde de kullanılır.)
Get Your Wires Crossed Birbirini yanlış anlamak; kafası karışmak; hatlar karışmak. (“get your lines cross” şeklinde de kullanılır.)
Ghost Of A Chance En küçük olasılık; umut ışığı. “Not to have a ghost of a chance” şeklinde kullanıldığında, “en küçük umudu dahi kalmamak” anlamına gelir.
Ghost Town Terk edilmiş ya da yok denecek kadar hareketlilik görülen kasaba.
Gild The Lily Güzel bir şeyi daha da güzelleştirmeye çalışmak.
Ghostly Presence Hissedilen fakat varlığının anlaşılması güç olan.
Gift Of The Gab Ağzı laf yapan kimse. (“To have the gift of the gab” şeklinde kullanılır.)
Gilded Cage Altın kafeste olmak. (“To be in a gilded cage” şeklinde kullanılır.)
Gird One’s Loins Zorlu bir işe hazırlanmak; paçaları sıvamak.