Girl Friday Bir iş yerinde her işe bakan kimse.
Get It In The Neck (BK) Cezalandırılmak, eleştirilmek, aşağılanmak, azar işitmek.
Get It Off Your Chest Sıkıntısını açıklamak, içini dökmek.
Get My Drift Söylenileni anlamak. (“catch one’s drift” şeklinde de kullanılır.)
Get Off The Ground Bir işin başlaması, yürürlüğe girmesi.
Get On Like A House On Fire Kısa sürede yakın ilişki kurmak. Hemen can ciğer kuzu sarması oluvermek.
Get On My Last Nerve (Güney ABD) Sabrı taşmak üzere olmak. Burasına kadar gelmek.
Get On Your Nerves Sinirine dokunmak.
Get On Your Soapbox Kişinin ciddiyetle ele aldığı bir konuda fikirlerini açıklaması.
Get Out Of Bed On The Wrong Side (Yataktan) tersinden kalkmak; ters tarafından uyanmak.