Get Into Your Stride Havaya girmek, kendini kaptırmak.
From The Get-Go (ABD) Başından beri; en baştan beri.
From The Horse’s Mouth İlk ağızdan; birinci ağızdan.
From The Sublime To The Ridiculous Başlangıçta iyiyken zamanla kötüleşen: en iyiden en kötüye; nezaketten kabalığa, vb.
From The Word Go Başından beri.
From Your Lips To God’s Ears Söylenilen şeyin gerçekleşmesinin umulduğunu ifade eder.
Full As A Tick Çok yemek; tıka basa doymak.
Full Bore Mümkün olan tüm çabayı gerektiren; bütünlüklü; kusursuz.
Full Circle “To come full circle” şeklinde kullanıldığında, başlanılan yere geri dönüldüğünü ifade eder.
Full Monty (BK) Olduğu gibi; bütünüyle; tamamıyla.