Full Of Beans Çok enerjik; hayat dolu.
Full Of Hot Air Boş konuşan.
Full Of Oneself Kendini beğenmiş.
Full Of Piss And Vinegar Kıpır kıpır olmak; yerinde duramamak.
Full Of The Joys Of Spring Çok mutlu; neşe dolu; enerji dolu.
Full Speed Ahead Bir işi büyük bir heves ve enerji ile yapmak.
Full Swing İyi giden; yoğunluğu süren.
Full Throttle Mümkün olan tüm enerji ve süratle.
Fullness Of Time Zamanı geldiğinde; vadesi geldiğinde.
Fur Coat And No Knickers Dışarıdan gösterişli dursa da bu durumun gerçeği yansıtmadığı kişi, yapı, kurum vs.