Don’t Mention The War Bir tartışma yaratabilecek ya da gerginliğe sebep olabilecek şeylere değinilmemesi gerektiğini salık verir.
Don’t Push My Buttons! Beni sinirlendirme; beni kızdırma.
Don’t Shoot The Messenger Elçiye zeval olmaz. (“Don’t kill the messenger” şeklinde de kullanılır.)
Don’t Stand There With Curlers In Your Hair Beni bekletme.
Don’t Stop And Kick At Every Dog That Barks At You (ABD) Her yanlışı düzeltmekle zaman kaybetme.
Don’t Sweat The Small Stuff (ABD) Önemsiz şeyleri dert etme.
Don’t Take Any Wooden Nickels (ABD) Birisinden ayrılırken söylenen cümledir. Kendine iyi bak ya da kimsenin seni aldatmasına, sana zarar vermesine izin verme, anlamlarında kullanılır.
Don’t Throw Bricks When You Live In A Glass House Kendi yaptığın hatalar için başkalarını suçlama.
Don’t Trouble Trouble Until Trouble Troubles You Bir şey sana zarar vermiyorsa ona yanaşma; sana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Done To Death Gereğinden fazla tekrarlandığı için özelliğini yitiren; bıkkınlık veren; kabak tadı veren.