Cold Feet Bir şeyi yapmak için yeterince cesareti olmamak; gözü yememek; çekinmek.
Cold Fish Hissettiklerini dışarıya vurmayan kimse.
Cold Light Of Day Gündüz gözüyle; salim kafayla; görmek istenildiği gibi değil gerçek halleriyle.
Cold Shoulder Soğuk muamele.
Clean Slate Geçmişi geride bırakmak; geçmişte olanlardan sorumlu olmamak; temiz bir sayfa açmak.
Clean Sweep Silip süpürmek.
Clean Your Clock Bir yarışma ya da kavgada karşıdaki kişiyi alt etmek; kararlılıkla dövüşmek.
Clear As A Bell Çok açık; gün gibi aşikar.
Clear As Mud Anlaşılması güç; açıklanması zor; net olmayan.
Clear The Decks Bir işe girişmeden önce muhtemel engelleri ortadan kaldırmak; güverteyi temizlemek.