Cliffhanger Büyük çekişmeli, sonu zor tahmin edilen, başa baş giden müsabaka, heyecanlı yarış.
Climb On The Bandwagon Çoğunluğa katılmak; sürüye katılmak; bir şeyi popüler olduğu için yapmak.
Climb The Greasy Pole Bilhassa politika gibi bir alanda terfi etmek.
Close But No Cigar (ABD) Başarıya çok yaklaşmak fakat başaramamak.
Cling To Hope İhtimal çok düşük olsa bile umudunu koparmamak.
Close At Hand Çok yakınında; el altında.
Close Call Tarafların kimler olduğunu ve taraflardan hangisinin kazandığını söylemek zor olan durum, yarış, kavga. Oldukça büyük bir kazadan kıl payı kurtulmak anlamında da kullanılır.
Close Lipped Bir konu hakkında konuşmaya tereddüt eden kişi. Ağzı sıkı, ketum.
Close Only Counts In Horseshoes And Hand Grenades Çok yaklaşıp sonunda başarıya ulaşamamak.
Close Ranks Birbirini desteklemek; arka çıkmak; saf tutmak; safları sıklaştırmak.