Come To Call Çağrıya yanıt vermek; çağırınca yardıma koşmak.
Come To Grips İcabına bakmak; üstesinden gelmek. “Come to grips with” şeklinde de kullanılır.
Come To Heel Boyun eğmek; dize gelmek; karşısında diz çökmek.
Come Up Roses Başlangıçta olumsuz ilerliyor gibi gözüken bir işi başarı ile tamamlamak. Alnının akıyla çıkmak; yüzünün akıyla çıkmak.
Come Up Smelling Of Roses (BK) Alnının akıyla çıkmak; yüzünün akıyla çıkmak.
Come Up Trumps İyi sonuç almak, beklenmedik bir işte başarılı olmak.
Come What May Ne olursa olsun; başımıza ne gelirse gelsin; ne pahasına olursa olsun.
Come With The Territory Yapılan iş ya da alınan bir sorumluluğun parçası olduğu için hoşa gitmese dahi kabul edilmek zorunda olan şey.
Cold Turkey Bir alışkanlığı, örneğin tütün yahut uyuşturucu tüketimini, birden bırakmak.
Colder Than A Witch’s Tit Çok soğuk.