Corner A Market Bir bölgedeki spesifik bir piyasayı ele geçirmiş, kolay kolay rakip çıkarılamayacak olan işletme. Pazarda söz sahibi işletme, dükkan, işletmeci, yatırımcı.
Couch Potato Hiçbir iş yapmayıp televizyon izleyen ve sağlıksız gıdalar tüketen kimse; tembel; miskin.
Could Eat A Horse Çok aç olmak; kurt gibi aç olmak.
Couldn’t Give Two Hoots Bir kişi ya da bir şeyi umursamamak; takmamak. “Not care a hoot” şeklinde de kullanılır.
Count Sheep Uyuyabilmek için zihinde koyunları saymak.
Country Mile (ABD) Büyük uzaklık. Uzun mesafe.
Count Your Blessings Olumsuz şeylerin üstesinden gelmek için olumlu olaylara odaklanmak.
Cover All The Bases Bir durum ya da meseleyi tüm yönleri ile değerlendirmek; tüm olasılıkları göz önünde bulundurmak. “Cover all bases” şeklinde de kullanılır.
Crack A Nut With A Sledgehammer Bir sonuca ulaşmak için gereğinden fazla güç harcamak. “Sledgehammer” yerine “jackhammer” sözcüğü de kullanılır.
Come Clean Suçunu itiraf etmek; açığa vurmak.