Under The Radar Tespit edilmemiş, fark edilmemiş şey.
Under The Table Rüşvet gibi yasal olmayan ödeme; el altından yapılan ödeme.
Under The Weather Hasta olmak, kendisini iyi hissetmemek.
Under The Wire (ABD) Bir işi, olabilecek en geç vakitte yapmak.
Under Your Belt İleride faydası dokunacak, yararı görülecek bir başarı elde etmiş olmak.
Turn Something On Its Head Tepetaklak etmek, tersine çevirmek.
Turn The Corner Zorlu, kritik, tehlikeli noktayı atlatmak.
Turn The Crack (İskoçya) Konuyu değiştirmek.
Turn The Other Cheek Kötülüğe yumuşak başlılıkla yanıt vermek: “öteki yanağını dönmek”.
Turn The Tables Koşulları değiştirmek; durumun tersine çevirmek.