Turn Turtle Altüst olmak, ters dönmek, alabora olmak.
Turn Up Like A Bad Penny İstenilmeyen yere gitmek, çürük yumurta olmak.
Turn Up One’s Toes To The Daisies Ölmek; vefat etmek.
Turn Water Into Wine Kötü, olumsuz şeyleri olumluya çevirmek.
Turn Your Nose Up Burun kıvırmak, beğenmemek, küçük görmek.
Turn-Up For The Books Beklenmedik, şaşırtıcı gelişme ya da olay.
Twenty-Four Seven Her zaman, gece gündüz, 7/24.
Twilight Zone İki şey arasındaki belirsiz, ayırt edilemeyen bölge.
Twinkling Of An Eye Kaşla göz arasında, göz açıp kapayıncaya kadar.
Twist Someone’s Arm Bir kimseyi, yapmasını istediğiniz şeyi yapması için ikna etmeye çalışmak, zorlamak, baskı uygulamak.