Call Time (BK) “Call time on something” şeklinde kullanıldığında, bir şeyi sona erdirme vaktinin geldiğini ifade eder.
Calm Before The Storm Fırtına öncesi sessizlik.
Can Of Worms Büyük sorunlar yaratabilecek eylem.
Can’t Beat That Daha iyisi yapılamazdı; bundan iyisini yapamazdım.
Can’t Dance And İt’s Too Wet To Plow (ABD) Her ne kadar söz konusu işi yapma becerisi olmamasına rağmen bir başka işi yapma şansı olmadığı için pes edip duruma uyum sağlamak: “Dans etmeyi beceremem ama tutup da tarlayı sürecek halim yok, iyisi mi ben de piste çıkayım.”
Can’t Do It For Toffee Bahsi geçen işte çok kötü olmak yahut o işi becerememek.
Can’t Get A Word In Edgeways Karşıdaki kişi sözüne ara vermediği için konuşmaya fırsat bulamamak.
Can’t Get To 1st Base Bir işe başlamakta zorluk çekmek; ilk aşamayı geçememek.
Can’t Hack It Bir iş ya da görevi yerine getirememek.
Can’t Hold A Candle Mukayese edilemez; eline su dökemez.