Butterfingers Sakar ve dikkatsiz kimse.
Butterflies In Your Stomach Çok heyecanlanmak; yüreği pırpır etmek.
Button your lip Birinden susmasını istemek.
Buy The Farm Ölmek. Öbür dünyayı boylamak.
Browned Off Çileden çıkmak; bıkıp usanmak.
Brownie Points Bir kimsenin gözüne girmek için o kişiyi memnun edecek şeyler yapmak. Deyimin kökeni, İkinci Dünya Savaşı yıllarında mağazaların, müşterileri kendilerine bağlamak için alışveriş sırasında müşterilere verdikleri kahverengi kuponlara ithafta bulunur. Müşteriler, topladıkları kupon sayısına denk bir ürünü daha sonra o mağazadan ücretsiz satın alabilirler.
Brush With Death Ölümle burun buruna gelmek; ölümden dönmek.
Brush Under The Carpet Gizli tutmak; saklamak; sümen altı etmek.
Buck Stops Here Sözü söyleyen kişinin, o andan itibaren bütün sorumluluğu üzerine aldığını ifade eder.
Buggles’ Turn (BK) Uzunca bir süre hizmet verdikten sonra, kişinin becerilerinden ziyade bu hizmet süresinin uzunluğu gereği kişinin terfi edilmesi.