be happy to ifadesi “sevindim, mutlu oldum” anlamına gelir. “Formal” kullanımdır. Örnek cümle; I am happy to do some of the work. İşin birazını yaptığıma mutluyum. Yarım ettiğime sevindim.
bad hard tough luck ifadesi “kör talih, şansına küs, hay aksi” anlamına gelir. Örnek cümle; I think I’ve hurt my arm. – Oh bad luck! Sanırım kolumu incittim. – Hay aksi!
back in the day ifadesi “geçmişte, eskiden, bir zamanlar” anlamına gelir. Örnek cümle; Back in the day , he had one of the greatest minds. Bir zamanlar en zeki insanlardan birisiydi.
at the same time ifadesi “bununla beraber, aynı anda, hem; hem de” anlamına gelir. Örnek cümle; This film will make you laugh and cry at the same time. Bu film seni hem güldürecek hem de ağlatacak.
at the end of the day ifadesi “sonuçta, eninde sonunda” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; At the end of the day, she will still have to make her own decision. Eninde sonunda yine kendi kararını kendisi vermek zorunda olacak.
at any rate ifadesi “hiç olmazsa, en olmadı, hiç olmadı, en azından” anlamına gelir. Örnek cümle; She said they will be coming tomorrow. At any rate, I think that’s what she said. Yarın geliyoruz dedi. En azından ben öyle anladım. They both will come with me – well, at any rate, Thomas will. Her ikisi […]
at least ifadesi “en az, en azından” anlamına gelir. Örnek cümle; They lost the match, but at least they can say they tried. Kaybettiler ama en azından denedik de kaybettik diyebilirler. They saw nothing, or at least they are not saying if they did. Bir şey görmemişler ya da en azından gördülerse de söylemiyorlar.
be at it ifadesi “başında olmak, yine bir şeyi yapmak” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Oh look there he is at it again, trying to cheat the customers. Bak yine müşterileri kandırmaya çalışıyor.
as it is ifadesi “zaten” anlamına gelir. Örnek cümle; I’m not buying anything today. I have spent far too much money as it is . Bugün hiçbir şey almıyorum. Zaten çok para harcadım.
as it happens ifadesi “tesadüfen, şans eseri, rastlantı olarak, aslında” anlamına gelir ve şaşırtıcı bir şeyi söylerken kullanılır. Örnek cümle; As it happens, I’ve got a car I can lend you. Aslında sana arabamı ödünç verebilirim.