Pup’s Chance Şanssız olmak, bahtı bir türlü açılmamak.
Purple Patch Bir kimsenin oldukça başarılı olduğu dönem ya da işlerin çok iyi gittiği dönem.
Push Comes To Shove İşlerin olabilecek en kötü noktaya gelince, bıçak kemiğe dayanınca, işler ciddiye bindiğinde.
Push The Envelope İşleri olabilecek en ileri noktaya taşımak, sınırları zorlamak.
Push The Panic Button Bir durum karşısında paniğe kapılmak, fazla telaşlanmak ya da çok korkmak.
Pushing At An Open Door Çevresindeki herkesin desteklemesi sonucu bir işi kolaylıkla başarmak.
Pushing Up The Daisies Ölmüş olmak, tahtalı köyü boylamış olmak.
Put A Sock In It “Kapa çeneni!”, “Kes sesini!”
Put A Bug In Your Ear Bir kimseye, yakında gerçekleşecek bir olaya dair bir hatırlatma yapmak ya da bu olaya dair bir öneride bulunmak.
Put A Cork In It! “Sessiz ol!”, “Kapa çeneni!”.