On The Cheap Bir işi gerçekleştirmek için mümkün olduğunca az para harcamak, masrafa girmemek.
On The Chopping Block İşini kaybetme tehlikesi ile yüz yüze kalan kimse, iptal edilmesi ihtimali olan bir iş, proje ya da girişim, yahut da başı büyük derde girmesi muhtemel kimse.
On The Dole (BK) Devletten işsizlik yardımı alan kimse.
On The Dot Tam vaktinde, gecikmeksizin tam söylenen saatte.
On The Double Anında, hemen, derhal, çabucak.
On The Face Of It Görüldüğü kadarıyla, anlaşıldığı kadarıyla.
On The Factory Floor Ürünlerin asıl üretildiği yer.
On The Fiddle (BK) Çalıştığı yerden para çalan, yolsuzluk yapan kimse.
On The Flip Side İşin diğer yüzü, madalyonun diğer yüzü.
On The Fly Olaylara herhangi bir hazırlık yapmaksızın gerçekleştikleri anda tepki vermek ya da çözüm üretmek.