On My Watch Gözlerinin önünde, gözetimi altında, sorumlu olduğu sırada.
On Pins And Needles Çok kaygılanmak, endişelenmek.
On Tenterhooks Heyecanla ve sabırsızlanarak beklemek.
On The Anvil Hazırlık aşamasında olan ya da tartışılan fakat henüz hazır olmayan.
On The Ball Sorumlu oldukları konuda iyi bilgilendirilmiş olmak ve gelişmelerden haberdar olmak.
On The Blink (BK) Düzgün çalışmayan, bozuk.
On The Blower (BK) Telefonda konuşuyor olmak.
On The Cards (BK) Gerçekleşeceği neredeyse kesin olan, “kartlarda yazan”.
On The Carpet İşlendiği düşünülen bir suçtan ötürü başı belada olmak ve patron ya da müdür gibi üst düzey bir yetkili ile görüşmek. (Deyimde geçen “carpet”, işletme içerisinde yalnızca müdür odasında bir halı bulunacağı fikrinden türemiştir.)
On The Case Meseleyi, davayı, durumu, vakayı inceliyor olmak.