On The Game (BK) Seks işçisi.
On The Ground Olayların gerçekleştiği yer, olay yeri.
On The Hoof Herhangi bir hazırlık yapmadan, alelacele, ayaküstü gerçekleştirilen iş.
On The Hook Gerçekleşen bir olaydan ya da işlenen bir suçtan ötürü sorumlu tutulmak, başı dertte olmak.
On The House Lokanta, bar ya da kafe gibi bir yerde, normal şartlarda satın alınacak bir ürünün ücretsiz olarak sunulması: müessesenin ikramı.
On The Knock (BK) Bir şeyi taksitle satın almak.
On The Knocker (BK) Bir konuda destek toplamak yahut bir ürünü satmak için kapı kapı dolaşmak.
On The Knocker (Avustralya) Bir şeyi hemen, aniden, gecikmeden, derhal yapmak.
On The Lam Göz altına alınmamak ya da tutuklanmamak için polisten ya da diğer otoritelerden saklanıyor olmak.
On The Level Dürüst ve güvenilir kimse.