On The Right Foot İyi bir başlangıç yapmak.
On The Rocks Sorunlu, sallantıda, sona erme ihtimali olan kişi, konum, ilişki vs.
On The Ropes Bir işi iyi yapamamak ve başarısızlığa uğrama tehlikesi ile karşı karşıya olmak.
On The Run Polisten ya da bir başka kimseden kaçıyor olmak, yakalanmamaya çalışmak.
On The Same Page Aynı bilgilere sahip ve aynı şekilde düşünüyor olmak.
On The Same Wavelength Benzer şekilde düşünmek ve benzer fikirlere sahip olmak
On The Shelf Bir fikri, çalışmayı, projeyi rafa kaldırmak, geçici süreyle ertelemek.
On The Skids İşleri kötü gitmek, başı belada olmak.
On The Sly Bir işi gizlice ya da kimseye belli etmeden yapmak.
On The Stroke Saatin vurması: Örneğin “on the stroke of 2 o’clock” şeklinde kullanıldığında, “saat tam 2’yi vurduğunda” anlamına gelir. (“At the stroke” şeklinde de kullanılır.)