On Your High Horse Kibirli ve umursamaz olmak, herhangi bir orta yol bulmaya yanaşmamak.
On Your Last Legs Ölmeye yakın durumda olmak.
On Your Soapbox Bir konuyu gerçekten umursuyor olmak ve bu konuyu sıklıkla dile getiriyor olmak.
On Your Tod Yalnız olmak, tek başına olmak.
On Your Toes Herhangi bir tehlikeye karşı gözü açık olmak ve her an yola koyulmaya hazır olmak.
Once Bitten Twice Shy Yapılan bir hatanın ardından benzer bir durumda kalındığında daha dikkatli olunacağını anlatır: “sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer”.
Once In A Blue Moon Bir olayın oldukça seyrek gerçekleşmesi.
One Bad Apple Bütün her şey iyi gitse de tek bir olumsuzluğun dahi her şeyi mahvedebileceğini ifade etmek için kullanılır. (Deyimin tamamı “one bad apple spoils the barrel” şeklindedir.)
One Fell Swoop Bir işin kısa bir sürede ve umursamazca ya da merhametsizce yapıldığını ifade eder.
One For The Road Bardan ayrılmadan önce içilen son içki.