Not Have The Heart Bir işi ya da görevi gerçekleştirecek görevi ya da gücü olmamak. (Olumsuz ya da aşağılayıcı anlamda kullanılır.)
Not Bat An Eye Başkalarının tepki vereceği yerde harekete geçmemek, kılını kıpırdatmamak, istifini bozmamak.
Not Born Yesterday Saf olunmadığını, kolay aldatılabilecek birini olunmadığını ifade eder: kaçın kurası olmak, eski kulağı kesiklerden olmak, dünkü çocuk olmamak.
Not Cricket (BK) Adil olmayan.
Not Enough Room To Swing A Cat Çok küçük yer, avuç içi kadar yer.
Not Have Two Nickels To Rub Together (ABD) Çok fakir olmak, meteliğe kurşun atmak.
Not Have Two Pennies To Rub Together Çok fakir olmak, meteliğe kurşun atmak.
Not Hurt A Fly Sinirli olmayan, şefkatli, karıncayı dahi incitemeyecek kimse.
Not Know Beans About (ABD) Bahsi geçen konuda bilgi sahibi olmamak, hiçbir fikri olmamak.
Not Know Enough To Come In Out Of The Rain Aptal, ahmak kimse. (Aşağılayıcı anlamda kullanılır.)