Like Green Corn Through The New Maid (ABD) Çok hızlı, çabucak.
Like It Or Lump It Var olan durum değişmeyeceği için, söz konusu duruma maruz kalan kişinin durumu kabul etmek zorunda olduğunu ifade eder: “ya bu deveyi gidersin, ya bu diyardan gidersin”, “işte hendek, işte deve”.)
Like Lambs To The Slaughter Nahoş nitelikte bir işi ya da bir görevi, pek de itiraz etmeden kabul etmek ve üstlenmek.
Like Nailing Jello To The Wall (ABD) Parametreler sürekli değiştiği için yahut şahıslardan bir tanesi kaçamak yapmaya ya da işi savsaklamaya meğilli olduğu için söz konusu işi yapmakta zorlanmak.
Like No One’s Business Çok hızlı, çabucak. (“Like nobody’s business”, “like the clappers”, “like there’s no tomorrow” şeklinde de kullanılır.)
Like Peas In A Pod Birbirine çok benzeyen, birbirinin aynısı, tıpatıp, bir elmanın iki yarısı.
Like Pulling Teeth Özellikle bir kimseden bilgi almanın yahut bir konuya dair kesin bir yanıt almanın ne kadar zor olduğunu anlatmak için kullanılır: “deveye hendek atlatmaktan zor”.
Like Taking Candy From A Baby (ABD) Yapması çok kolay, çocuk oyuncağı, tereyağından kıl çeker gibi.
Like The Back Of Your Hand Bir şeyi çok iyi bilmek, adı gibi bilmek. (“To know something like the back of one’s hand” şeklinde kullanılır.)
Like The Clappers Çok süratli, çok hızlı, tazı gibi hızlı, çabucak.