Kick The Can Down The Road Bir sorun ya da meselenin zamanla ortadan kalkacağını umarak soruna dair karar vermeyi ertelemek.
Kick Up A Stink Bir konuda fazla sinirli gözükmek, asabi davranmak, olay çıkarmak, hır çıkarmak, kıyameti koparmak.
Kick Up Your Heels (ABD) Eğlence ve partilere giderek bir şeyleri kutlamak.
Kick Your Heels (BK) Bir şeyin sonucunu beklemek zorunda kalmak.
Kicked To Touch Bir kimsenin, bir tartışma sırasında ustaca konuşarak önemli bir meseleye değinilmemesini sağladığı zaman kullanılır. (Deyim, rugby sporunda, topun güvenli bir şekilde oyun dışına çıkarılması anlamına gelen “kicked to touch” teriminden gelir.)
Kid Gloves Özel ilgi gören ve itina ile bakımı yapılan bir kimse için kullanılır.
Kill The Fatted Calf Önemli görülen, saygı beslenen bir misafiri en iyi şekilde ağırlamak.
Kill The Goose That Lays The Golden Egg Değerli ve karlı bir işi berbat etmek: “altın yumurtlayan tavuğu kesmek”, “bindiği dalı kesmek”.
Kill Two Birds With One Stone İki zorlu işi tek bir eylem ile çözüme kavuşturmak: “bir taşta iki kuş vurmak”.
Kill With Kindness Bir kimseye karşı abartılı düzeyde kibar davranmak, kibarlıktan öldürmek.