Hollow Leg Kendisinden beklenmeyecek kadar çok yemek yiyen kimse. (“To have a hollow leg” şeklinde kullanılır.)
Hollow Victory Bir konuda bir başarıya imza atmasına rağmen bu başarı karşısında aslında hiçbir şey elde edilemediği zaman kullanılır: boş başarı, işe yaramayan zafer.
Hit A Nerve Bir kimsenin canını sıkmak, moralini bozmak, sinirlerine dokunmak.
Hit And Miss Gelişigüzel, rastgele, kesin olmayan. 2. Olumsuz sonuçlar doğurabilecek veya başarısız olabilecek bir iş, görev, ya da şey.
Hit Below The Belt Adaletli olmayacağı ya da zalimce görüleceği sebebiyle söylenmemesi gereken bir şeyi söylemek: “belden aşağı vurmak”
Hit Home Genellikle nahoş bir durum ya da konunun anlaşılabilmesini sağlayacak şekilde bir yorum yapmak. 2. Bir durum ya da olayı olumsuz yönde etkilemek.
Hit Me With Your Best Shot Karşıdaki kişiye meydan okumak, karşıdaki kişi elinden gelenin en iyisini yapsa da kendisine zarar veremeyeceğini söylemek.
Hit Rock Bottom En dibe vurmak; olabilecek en kötü durumda olmak.
Hit Rough Weather Zorluklar ya da sorunlarla karşılaşmak: “zorlu sularda kürek çekmek”; “sert kayaya çarpmak”.
Hit The Airwaves Radyo ya da televizyona çıkmak ve konuya dair kendi bilgisini ya da bakış açısını aktarmak.