Hindsight Is Twenty-Twenty Bir iş kötüye gittikten sonra geriye bakıp eleştiri yapmanın kolay olduğunu, önemli olanın işler kötüye gitmeden önce eyleme koyulmak olduğunu ifade eder.
Healthy As A Horse Turp gibi; sağlıklı; zinde.
Heap Coals On Someone’s Head Kötülük edene iyilikle karşılık vererek onun suçlu hissetmesini sağlamak: “taş atana ekmek atmak”, “taş atana gül atmak.” (“Heap coals of fire” şeklinde de kullanılır.)
Hear A Pin Drop Mutlak sessizlikte olmak: “yaprak düşse duyulur”, “iğne atsan duyulur.”
Hear On The Grapevine Üçüncü kişilerden duymak; kulağına çalınmak; kulağına gelmek.
Hear Something On The Grapevine Üçüncü kişilerden duymak; kulağına çalınmak; kulağına gelmek. (“Hear it through the grapevine” şeklinde de kullanılır.)
Hear Something On The Jungle Telegraph (BK) Bir kimsenin, kendisi ile ortak çıkarları paylaşan bir başka kimseden çeşitli bilgiler edinmesi. (“Hear something on the bush telegraph” şeklinde de kullanılır.)
Heart Misses A Beat Çok korkmak, şaşırmak, şoke olmak. 2. Heyecandan kalbi duracakmış gibi olmak. (“Heart skips a beat” şeklinde de kullanılır.)
Heart In The Right Place Her zaman öyle gözükmese de iyi yürekli, nazik, sevecen kimseler için kullanılır.
Heart In Your Boots Üzgün ya da kaygılı kimse.