Bring Home The Bacon Aileye geçim kaynağı sağlayan kişi; evin direği; evin reisi.
Bring On Board İnsanları ikna ederek yapılmak istenen işe dahil etmek.
Bring Someone To Book Birinden hesap sormak.
Bring Someone To Heel Diz çöktürmek; boyun eğdirmek. “Call someone to heel” şeklinde de kullanılır.
Bring The Curtain Down Bir işi sona erdirmek.
Bring The House Down Büyük beğeni toplamak; alkış tufanı koparmak; ortalığı kırıp geçirmek.
Bring To The Table Bir tartışma ya da müzakereye bir fikir yahut öneri ile katkıda bulunmak
Broad Strokes Ana hatlarıyla; genel çerçevesi ile
Broad Church Farklı görüş ve düşüncelere sahip pek çok insanı bir arada bulunduran kuruluş.
Broke As A Joke And It Ain’t Funny Parasız kalmak; meteliksiz kalmak.