Breathe Life Into Yeni bir soluk getirmek; canlılık katmak; renk katmak.
Breathe Your Last Son nefesini vermek.
Brevity Is The Soul Of Wit Etkin yahut akıllıca konuşmanın en iyi yolunun özlü ve gereksiz sözcük kullanmadan mümkün olduğunu ifade eder.
Bridge The Gap Bağlantı kurmak; köprü kurmak; eksikliği doldurmak; açığı kapatmak.
Bone Of Contention Sürekli anlaşmazlığa ve tartışmaya sebebiyet veren olgu. Anlaşmazlık sebebi.
Bone To Pick Paylaşacak kozu olmak; görülecek hesabı olmak.
Boot Is On The Other Foot Şartların tam tersine döndüğünü, önceden güçsüz durumda olan tarafın artık güçlü duruma geçtiğini ifade eder.
Born On The Wrong Side Of The Blanket Gayrimeşru çocuk; yahut doğumu sırasında anne ve babanın evli olmadığı çocuk.
Born On The Wrong Side Of The Tracks Şehrin fakir bölgelerinde doğup büyüyen kimse.
Born To The Purple Asil, aristokrat bir aileden gelen kimse.