Better Than A Kick In The Teeth Yeterince iyi olmamasına rağmen yetinmek. Hiç yoktan iyidir; bundan iyisi can sağlığı.
Better Than A Stick In The Eye Olumsuz bir durumun daha da olumsuz olabileceğine işaret etmek. Daha kötüsü olmadığı için teselli etmek.
Better The Devil You Know Bilinen kişi ya da şeyi, hoşa gitmese bile bilinmeyene tercih etmek. “Better the devil you know than the devil you don’t” deyiminin kısaltılmışıdır.
Between A Rock And A Hard Place İki arada bir derede kalmak. “Aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakal”.
Between The Devil And The Deep Blue Sea İki arada bir derede kalmak. “Aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakal”.
Between You And Me And The Cat’s Whiskers Paylaşılan şeyin gizli kalmasını istemek. “Laf aramızda”, “aramızda kalsın”.
Beyond A Shadow Of A Doubt Zerre kadar şüphe kalmamak. “Su götürmez gerçek”, “hiç şüphesiz”
Beyond Belief İnanılması mümkün olmamak.
Beyond Our Ken Akıl almaz; akla sığmaz.
Beyond The Black Stump (Avustralya) Issızlıkta, hiçliğin ortasında, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde olmak.